- Aile ve Boşanma Hukuku Nedir?
- Boşanma Hukuku Avukatı / Boşanma Avukatı Kimdir?
- Anlaşmalı Boşanma
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Neler Yer Almalıdır?
- 1 Yılı Doldurmayan Evlilikler ve “Önce Çekişmeli, Sonra Anlaşmalı” Yoluyla Tek Celsede Boşanma
- Çekişmeli Boşanma
- İstanbul Hukuk Bürosu Olarak Aile ve Boşanma Hukuku Kapsamında Verdiğimiz Hizmetler
- Boşanma Davaları
- Mal Rejimi, Mal Paylaşımı ve Ziynet Davaları
- Aile Konutu ve Konut Üzerindeki İşlemlere İlişkin Davalar
- Nişan, Evliliğin Geçerliliği ve İptali Davaları
- Soybağı, Babalık ve Evlat Edinme Davaları
- Vesayet, Vasi ve Kısıtlama Davaları
- İsim, Soyadı, Nüfus Kaydı ve Cinsiyet Düzeltilmesi Davaları
- 6284 Sayılı Kanun Kapsamında Aile İçi Şiddetin Önlenmesine İlişkin Davalar
- Tazminat Davaları (Boşanma ve Aile Hukuku Kaynaklı)
- Usul, Kanun Yolları, Protokol ve Çeşitli Aile Hukuku Uyuşmazlıkları
Aile ve Boşanma Hukuku Nedir?
Aile hukuku; evlilik, nişanlanma, boşanma, velayet, nafaka, mal rejimi, soybağı ve evlat edinme gibi aile ilişkilerini düzenleyen, kişilerin hem duygusal hem de ekonomik hayatını yakından etkileyen bir hukuk dalıdır.
Aile hukukunun önemli bir alt başlığını oluşturan boşanma hukuku ise, evlilik birliğinin sona ermesi sürecinde ortaya çıkan tüm hukuki sonuçları kapsar.
Bu çerçevede boşanma hukuku;
Evlilik birliğinin temelden sarsılması,
Zina, hayata kast, pek kötü muamele, terk, akıl hastalığı gibi özel boşanma sebepleri,
Maddi ve manevi tazminat,
Velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi,
İştirak nafakası ve yoksulluk nafakası,
Mal rejiminin tasfiyesi (edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı vb.)gibi pek çok farklı alanı aynı anda gündeme getirir.
Boşanma davası, yalnızca bir “mahkeme dosyası” değildir; çoğu zaman tarafların ve çocukların hayatında yeni bir dönemin başlangıcıdır. Bu nedenle sürecin, hem hukuki hakların korunduğu hem de tarafların geleceğini mümkün olduğunca az yıpratacak şekilde yürütülmesi büyük önem taşır.
İstanbul’da faaliyet gösteren hukuk büromuz; aile ve boşanma hukuku alanında, müvekkillerine profesyonel, çözüm odaklı ve gizlilik esaslı hukuki destek sunmaktadır.
Boşanma Hukuku Avukatı / Boşanma Avukatı Kimdir?
Boşanma hukuku avukatı ya da yaygın ifadeyle boşanma avukatı; aile ve boşanma hukuku alanında uzmanlaşmış, evlilik birliğinin kurulması ve sona ermesi süreçlerinde tarafların haklarını koruyan, hem hukuki hem psikolojik boyutu olan bu süreci profesyonelce yöneten avukattır.
Boşanma avukatının rolü sadece “dava açmak” değildir. Boşanma avukatı aynı zamanda:
Tarafları hakları ve yükümlülükleri konusunda bilgilendiren,
Gerektiğinde uzlaşma zemini oluşturarak dava sürecini yumuşatan,
Çocukların üstün yararını gözeterek velayet ve kişisel ilişki düzenlenmesinde en sağlıklı çözümü arayan,
Mal paylaşımı, tazminat ve nafaka kalemlerini, müvekkilinin menfaatini koruyacak şekilde planlayan,
Aile içi şiddet veya acil müdahale gerektiren durumlarda hızlı koruma tedbirleri alan, bir süreç yöneticisi ve stratejisttir.
İstanbul’daki hukuk büromuz; aile ve boşanma hukuku dosyalarında, müvekkillerinin hem haklarını korumayı hem de sürecin duygusal yükünü mümkün olduğunca azaltmayı amaçlamaktadır.
Boşanma Davası Süreci Nasıl İşler?
Boşanma davasının nasıl yürütüleceği; davanın anlaşmalı mı yoksa çekişmeli mi olacağına göre değişir.
Anlaşmalı Boşanma
Anlaşmalı boşanma; evliliği en az bir yıl sürmüş olan eşlerin, boşanmanın tüm hukuki sonuçları üzerinde uzlaşarak mahkemeye başvurması hâlinde mümkündür.
Anlaşmalı Boşanmanın Yasal Şartları
Genel olarak:
Evlilik birliğinin en az 1 yıl sürmüş olması,
Tarafların boşanma iradesinde mutabık olmaları,
Boşanmanın mali sonuçları (nafaka, tazminat vb.) ile çocuklara ilişkin düzenlemelerde (velayet, kişisel ilişki, iştirak nafakası) tam bir anlaşmaya varmış olmaları,
Bu anlaşmanın yazılı bir anlaşmalı boşanma protokolü hâline getirilmesi,
Hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmesi gerekmektedir.
Hakim, tarafların hazırladığı protokolü olduğu gibi kabul etmek zorunda değildir; özellikle çocukla ilgili düzenlemelerde, çocuğun üstün yararını gözeterek değişiklik yapılmasını isteyebilir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Neler Yer Almalıdır?
Profesyonel hazırlanmış bir anlaşmalı boşanma protokolünde genellikle şu başlıklar bulunur:
Evliliğin sona erdirilmesine ilişkin ortak irade beyanı,
Ortak çocukların velayetinin hangi eşte kalacağı,
Çocukla kişisel ilişki: Günler, saatler, bayram ve tatil düzenlemeleri,
Çocuk için ödenecek iştirak nafakası miktarı ve ödeme şekli,
Eş için talep edilecek yoksulluk nafakası ve varsa şartları,
Tarafların birbirlerinden maddi-manevi tazminat talep edip etmeyecekleri,
Ev eşyaları, taşıtlar, banka hesapları ve diğer malvarlığının paylaşımına ilişkin hükümler,
Varsa kredi borçları ve kim tarafından ödeneceğine ilişkin düzenleme,
Eşlerin birbirlerinden nafaka ve tazminat dışında başka bir talebi kalmadığına ilişkin ifadeler,
Kadının soyadı kullanımı konusunda (evlilik soyadını kullanmaya devam edip etmeyeceği gibi) düzenleme.
Protokol ne kadar açık ve detaylı olursa, sonradan çıkabilecek uyuşmazlıkların ve yeni davaların önüne geçmek o kadar kolay olur. Bu nedenle anlaşmalı boşanma protokolünün mutlaka boşanma hukuku alanında deneyimli bir avukat tarafından hazırlanması veya gözden geçirilmesi önemlidir.
1 Yılı Doldurmayan Evlilikler ve “Önce Çekişmeli, Sonra Anlaşmalı” Yoluyla Tek Celsede Boşanma
Kanun gereği, evlilik süresi bir yılı doldurmadan doğrudan anlaşmalı boşanma davası açmak mümkün değildir. Bu durumda kural olarak çekişmeli boşanma davası açılır.
Uygulamada ise zaman zaman şu yöntem kullanılmaktadır:
Evlilik henüz bir yılı doldurmamışken, taraflardan biri veya her ikisi çekişmeli boşanma davası açar.
Dava açıldığı tarihten sonra evlilik süresi bir yılı doldurduğunda ve taraflar boşanma ile sonuçları üzerinde anlaşmaya varırsa,
Duruşma günü geldiğinde taraflar, mahkeme huzurunda veya yazılı protokolle, davayı anlaşmalı boşanma davasına dönüştürmeyi talep ederler.
Hakim, tarafları bizzat dinleyip protokolü uygun bulursa, dosya fiilen anlaşmalı boşanma mantığıyla tek celsede karara bağlanabilir.
Bu yol, tamamen somut dosyanın özelliklerine, mahkemenin yaklaşımına ve hakimin takdirine bağlıdır. Her durumda tek celsede sonuç alınacağı garanti değildir; bu nedenle strateji, evlilik tarihi, davanın açılış zamanı ve mahkemenin uygulaması dikkate alınarak profesyonelce planlanmalıdır.
Çekişmeli Boşanma
Tarafların boşanma sebebi veya boşanmanın sonuçları (velayet, nafaka, tazminat, mal paylaşımı vb.) üzerinde anlaşamaması hâlinde çekişmeli boşanma davası açılır.
Bu süreçte:
Boşanma dilekçesinde hukuki sebep (evlilik birliğinin temelden sarsılması, zina, hayata kast vb.) ve talepler ayrıntılı şekilde belirtilir.
Deliller (tanık beyanları, yazışmalar, mesaj kayıtları, raporlar, kamera kayıtları vb.) dosyaya sunulur.
Mahkeme, tarafları ve tanıkları dinler; gerektiğinde sosyal inceleme raporu ve uzman görüşü alır.
Kusur durumu, evlilik birliğinin sürdürülebilirliği, çocukların üstün yararı ve tarafların ekonomik durumu birlikte değerlendirilerek karar verilir.
Çekişmeli boşanma davaları genellikle daha uzun sürer ve taraflar için daha yıpratıcı olabilir. Bu nedenle dava stratejisinin doğru kurulması, gereksiz taleplerden kaçınılması ve delillerin zamanında, usulüne uygun sunulması büyük önem taşır.
Boşanma Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme, kural olarak Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemeleri aile mahkemesi sıfatıyla davalara bakar. Boşanma, nafaka, velayet, kişisel ilişki, aile içi şiddet ve koruma tedbirleri gibi uyuşmazlıklar aile mahkemelerinin görev alanına girer.
Yetkili mahkeme ise genel olarak:
Eşlerin son altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesi,
Bu yoksa, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesidir.
İstanbul gibi büyük şehirlerde yetki konusunda farklı alternatifler olabildiğinden, hangi mahkemede dava açılacağı, stratejik olarak ayrıca değerlendirilir.
İstanbul Hukuk Bürosu Olarak Aile ve Boşanma Hukuku Kapsamında Verdiğimiz Hizmetler
İstanbul merkezli hukuk büromuz, aile ve boşanma hukuku alanında müvekkillerine aşağıdaki başlıca konularda hukuki destek sunmaktadır:
Boşanma Davaları
Çekişmeli boşanma davası
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (şiddetli geçimsizlik) sebebiyle boşanma davası
Zina (aldatma) sebebiyle boşanma davası
Hayata kast, pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası
Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma davası
Terk sebebiyle boşanma davası
Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası
Evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle ortak hayatın yeniden kurulamaması gerekçeli boşanma davası
Yabancı mahkeme boşanma kararının tanınması ve tenfizi davası
Mal Rejimi, Mal Paylaşımı ve Ziynet Davaları
Mal rejiminin tasfiyesi davası
Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi davası
Mal ayrılığı rejiminin tasfiyesi davası
Katkı payı alacağı davası
Değer artış payı alacağı davası
Evlilik süresince edinilen taşınmaz malların paylaşımı davası
Evlilik süresince edinilen araçların paylaşımı davası
Banka hesapları ve birikimlerin paylaşımı davası
Şirket hisselerinin mal rejimi kapsamında paylaşımı davası
Ziynet eşyası (altın) alacağı davası
Çeyiz eşyalarının iadesi davası
Evlilikte takılan takıların iadesi davası
Boşanma sonrası çocuk için barınma ve eğitim giderleri tazminat davası
Boşanma sonrası katkı payı talebi (ev eşyalarına katkı) davası
Aile Konutu ve Konut Üzerindeki İşlemlere İlişkin Davalar
Aile konutu şerhi konulması davası
Aile konutu şerhinin kaldırılması davası
Aile konutundan haksız tahliyenin önlenmesi davası
Aile konutu üzerinde yapılan ipoteğin iptali davası
Aile konutu üzerinde yapılan satışın iptali davası
Boşanma davası ile birlikte aile konutunun tahsisi davası
Boşanma sonrası aile konutunda oturma hakkı tanınması davası
Aile konutu ve ev eşyalarının taraflara tahsisi davası
Nişan, Evliliğin Geçerliliği ve İptali Davaları
Nişanın bozulması sebebiyle maddi tazminat davası
Nişanın bozulması sebebiyle manevi tazminat davası
Nişan hediyelerinin iadesi davası
Nişanlanmanın geçersizliğinin tespiti davası
Dini nikah ile birlikte yaşayanların malvarlığı uyuşmazlıkları davası
Evliliğin butlanı (kesin hükümsüzlük) davası
Evliliğin iptali (nisbi butlan) davası
Hısımlık engeline rağmen yapılan evliliğin iptali davası
Evlenme ehliyeti bulunmayanların evliliğinin iptali davası
Evlenme yasağına (bekleme süresi vb.) aykırı evlilik iptali davası
Soybağı, Babalık ve Evlat Edinme Davaları
Babalık davası (soybağı kurulması)
Soyadı düzeltilmesi davası (soybağı bağlantılı)
Babalık davasıyla birlikte iştirak nafakası talebi davası
Evlat edinme davası
Evlat edinmenin iptali davası
Evlat edinilen çocuğun nüfusa tescili davası
Evlat edinme sonrası soyadı değişikliği davası
Evlat edinmede biyolojik ebeveyn onayına ilişkin uyuşmazlık davası
Vesayet, Vasi ve Kısıtlama Davaları
Vesayet (kısıtlama) kararı verilmesi davası
Akıl hastalığı sebebiyle kısıtlama (vesayet) davası
Alkol veya uyuşturucu bağımlılığı sebebiyle kısıtlama davası
Savurganlık sebebiyle kısıtlama davası
Vesayet altındaki kişinin korunmasına yönelik tedbir davası
Vasi atanması davası
Vasi değişikliği davası
Vasi azli davası
Vasinin hesaplarının incelenmesi davası
Vesayetin sona erdirilmesi davası
İsim, Soyadı, Nüfus Kaydı ve Cinsiyet Düzeltilmesi Davaları
Soyadı değişikliği davası
Çocuğun adının düzeltilmesi davası
Çocuğun soyadının değiştirilmesi davası
Cinsiyet değişikliği (cinsiyetin düzeltilmesi) davası
Evlatlık olduğunun nüfusta düzeltilmesi davası
Nüfusta kayıtlı olmayan çocuğun tescili davası
Nüfusta yanlış yazılan anne/baba adının düzeltilmesi davası
Çift soyadı kullanma talebi davası
6284 Sayılı Kanun Kapsamında Aile İçi Şiddetin Önlenmesine İlişkin Davalar
6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbiri talebi davası
Aile içi şiddetin önlenmesi için uzaklaştırma kararı talebi davası
Aile bireyine yaklaşmama kararı talebi davası
Aile konutuna yaklaşmama ve konutu terk etme tedbiri davası
Şiddet mağduruna geçici maddi yardım ve nafaka tedbiri davası
Kimlik ve adres bilgilerinin gizlenmesi tedbiri davası
Şiddet uygulayanın silahlarına el konulması tedbiri davası
Şiddet uygulayanın öfke kontrolü/rehabilitasyon programına yönlendirilmesi davası
6284 tedbirlerinin ihlali sebebiyle yaptırım talebi davası
6284 kapsamındaki tedbir kararlarının uzatılması davası
Tazminat Davaları (Boşanma ve Aile Hukuku Kaynaklı)
Boşanma davası ile birlikte maddi tazminat talebi davası
Boşanma davası ile birlikte manevi tazminat talebi davası
Sadakat yükümlülüğünün ihlali nedeniyle manevi tazminat davası
Evlilik birliğinin sarsılmasından doğan tazminat davası
Haksız boşanma davası açılması nedeniyle tazminat davası
Usul, Kanun Yolları, Protokol ve Çeşitli Aile Hukuku Uyuşmazlıkları
Boşanma davasında geçici velayet ve tedbir nafakası talebi davası
Boşanma sonrasında ek nafaka talebi davası
Boşanma kararının kesinleşmesinin tespiti davası
Aile mahkemesinin görevli olduğunun tespiti davası
Aile mahkemesi kararlarına karşı istinaf başvurusu
Aile mahkemesi kararlarına karşı temyiz başvurusu
Boşanma protokolünün geçerliliğinin tespiti davası
Boşanma protokolünün uyarlanması davası
Boşanma protokolüne aykırı davranış sebebiyle eda davası
Boşanma protokolü gereği ödenmeyen bedellerin tahsili davası
Boşanma protokolünde yer alan mal paylaşımına ilişkin hükmün iptali davası
Boşanma davasında fer’ilerin (nafaka, velayet, mal rejimi) ayrık görülmesi davası
Boşanma davasının reddi sonrası yeniden boşanma davası açılması (kesin hüküm tartışmalı) davası
Her dosyada, yalnızca hukuki sonuç değil; müvekkilin ve varsa çocukların uzun vadeli menfaati, psikolojik durumu ve sosyal çevresi de göz önünde bulundurulmakta; süreç buna göre şekillendirilmektedir.
Avukatlık Ücreti ve Ücretlendirme Politikamız
Aile ve boşanma hukuku kapsamında yürütülen dava ve işlerde avukatlık ücretimiz, İstanbul Barosu tarafından yayımlanan tavsiye niteliğindeki avukatlık ücret tarifesinin altında olmayacak şekilde, her dosyanın kendine özgü koşulları dikkate alınarak belirlenmektedir.
Ücret belirlenirken;
Davanın türü (anlaşmalı/çekişmeli boşanma, velayet, nafaka, mal paylaşımı vb.),
Dosyanın hukuki ve fiili karmaşıklığı,
Yürütülecek duruşma ve inceleme süreçlerinin sayısı,
Harcanacak emek, zaman ve yargılama süresinin uzunluğu,
Müvekkilin hedefleri ve dosyanın önemi dikkate alınmakta; nihai ücret, yüz yüze veya online görüşme neticesinde şeffaf şekilde kararlaştırılmaktadır.
Boşanma sürecini başlatmayı düşünüyorsanız, devam eden bir aile hukuku uyuşmazlığınız varsa veya yalnızca haklarınız hakkında profesyonel bilgi almak istiyorsanız; telefon, WhatsApp uygulaması veya internet sitemiz üzerinden bizimle iletişime geçebilir, randevu oluşturarak dosyanızı detaylı şekilde değerlendirmemizi sağlayabilirsiniz.
Aile ve Boşanma Hukuku Alanında Sıkça Sorulan Sorular
Türk Medeni Kanunu’na göre klasik anlaşmalı boşanma için evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması şartı var. Evlilik süresi 1 yılı doldurmadıysa, mahkeme bunu doğrudan anlaşmalı boşanma olarak kabul etmiyor. Ancak bu, “kesinlikle anlaşma yoluyla boşanamazsınız” demek değil. Uygulamada, taraflar önce çekişmeli boşanma davası açıp, daha sonra yargılama içinde anlaşarak davayı anlaşmalıya çevirebiliyorlar. Hakim huzurunda her iki taraf da boşanma iradesini açıkça beyan eder, nafaka–velayet–tazminat–mal paylaşımı gibi hususlarda uzlaştıklarını bildirirlerse, mahkeme tek celsede dosyayı bitirebiliyor. Yani evliliğiniz 8–10 aylık da olsa, doğru stratejiyle fiilen “anlaşmalı gibi” tek celsede boşanma mümkündür. Burada önemli olan, dilekçelerin doğru hazırlanması, protokolün dikkatli yazılması ve hakimin ikna olmasıdır. Bu süreçte bir aile hukuku avukatıyla çalışmanız, hem hız hem de hak kaybı yaşamamanız açısından büyük avantaj sağlar.
Hızlı bir anlaşmalı boşanmanın ana şartı, tarafların her konuda tam anlaşma içinde olmasıdır. Öncelikle eşinizle oturup; velayet, çocukla kişisel ilişki günleri, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, maddi–manevi tazminat, ev eşyaları ve varsa araç–ev gibi malların paylaşımı konularında net bir mutabakata varmanız gerekir. Bu mutabakat, hukuken geçerli ve açık bir anlaşmalı boşanma protokolü hâline getirilir. Ardından, görevli ve yetkili aile mahkemesine anlaşmalı boşanma davası açılır, duruşma günü aynı dosya üzerinden takip edilir. Taraflar duruşma günü hakimin karşısına birlikte çıkar, protokolde yazan hususları kabul ettiklerini ve özgür iradeleriyle boşanmak istediklerini açıkça beyan ederler. Uygulamada, evraklar doğru hazırlanmışsa, çoğu dosya tek celsede sonuçlanır. Senin istediğin şekilde net ifade etmek gerekirse: “Evet, mümkün; tarafımızdan alacağınız avukatlık hizmeti neticesinde olabilecek en kısa sürede boşanma işlemi gerçekleşecek.” Bu süreçte doğru mahkeme seçimi, eksiksiz evrak ve profesyonel takip çok önemlidir.
Anlaşmalı boşanma için temel şartlar özetle şunlardır:
(1) Evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalı.
(2) Taraflar boşanma iradelerinde serbest ve ciddi olmalı, mahkeme huzurunda bunu bizzat açıklamalıdır.
(3) Velayet, kişisel ilişki, nafaka, tazminat, mal paylaşımı gibi tüm konularda uzlaşma sağlanmış olmalı ve bu uzlaşma bir protokole dökülmelidir.
(4) Hakim bu protokolü, özellikle çocukların üstün yararı açısından uygun bulmalıdır. Yani her yazılanı otomatik onaylamaz; örneğin, çocuğun hiç nafaka almaması veya babayla hiç görüşmemesi gibi aşırı düzenlemeler varsa, hakim müdahale edebilir. Belgeler eksiksiz hazırlanırsa, taraflar duruşmaya katılıp protokolü kabul ettiklerini beyan ederse, genelde tek celsede karar verilir. Anlaşmalı boşanma, çekişmeliye göre daha kısa, daha az yıpratıcı ve maliyet olarak daha öngörülebilirdir. Ancak protokolü “internetten kopyala–yapıştır” mantığıyla hazırlamak, ileride icra ve uyarlama davalarına sebep olabilir.
Çekişmeli boşanma davalarının süresi; dosyanın yoğunluğuna, delil durumuna, tanık sayısına, bilirkişi–sosyal inceleme raporu gerekip gerekmediğine, karşı tarafın tavrına ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Uygulamada ortalama 1,5–3 yıl arası süren çok sayıda dosya vardır; bazı dosyalar istinaf ve temyiz aşamalarıyla birlikte 4–5 yılı da bulabilir. Şiddet iddiaları, zinaya ilişkin deliller, dijital yazışmalar, tanıkların ikametlerinin farklı şehirlerde olması, çocuklarla ilgili uzman raporları gibi unsurlar süreci uzatır. Ayrıca karşı taraf sürekli mazeret sunar, tanıklarını getirmez veya dilekçelerle süreci tıkarsa, dava daha da uzayabilir. Sürecin hızlanması için delillerin en baştan eksiksiz sunulması, tanıkların zamanında hazır edilmesi, gereksiz taleplerle dosyanın şişirilmemesi önemlidir. Yine de çekişmeli boşanmada “kesin şu kadar ayda biter” sözü vermek dürüst olmaz; en doğru yaklaşım, davayı hem teknik hem stratejik açıdan planlayıp olabildiğince etkin takip etmektir.
Evet, eşiniz boşanmak istemese de çekişmeli boşanma davası açma hakkınız var. Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik birliği temelinden sarsılmışsa, güven ve saygı zedelenmişse, şiddet, aldatma, ağır hakaret, ilgisizlik, terk gibi nedenler varsa, eşin rızası olmasa da hakimden boşanma talep edebilirsiniz. Burada önemli olan, iddia ettiğiniz olayları delillerle destekleyebilmenizdir: tanık beyanları, mesajlar, sosyal medya kayıtları, kamera–ses kayıtları (hukuka uygun olanlar), sağlık raporları, kolluk tutanakları, fotoğraflar, mail yazışmaları vb. Eşiniz “boşanmak istemiyorum” dese de, mahkeme somut olay ve delillere bakarak evliliğin sürdürülmesinin sizden beklenip beklenemeyeceğine karar verir. Ayrıca, davayı açtıktan sonra süreç içinde eşinizin tutumu değişirse, dosya çekişmeliden anlaşmalıya da döndürülebilir. Bu nedenle başlangıçtan itibaren stratejik ve delile dayalı bir yol haritası çizmek, sürecin sonucunu doğrudan etkiler.
Boşanmada üç temel nafaka türü öne çıkar: Tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası. Tedbir nafakası, dava devam ederken tarafların ve çocukların asgari geçimini sağlamak için geçici olarak bağlanır. Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden ekonomik olarak zayıf düşen ve karşı tarafın ekonomik gücüne göre desteklenmesi gereken eş lehine hükmedilir; kusurun tamamen kendisinde olmaması gerekir. İştirak nafakası ise, velayeti kendisinde olmayan ebeveynin, çocuğun bakım–eğitim–sağlık gibi giderlerine katılması için ödemekle yükümlü olduğu nafakadır. Nafakanın miktarı belirlenirken, tarafların gelir seviyeleri, yaşam standartları, çocuğun alıştığı yaşam düzeyi, giderleri ve ülkenin ekonomik koşulları dikkate alınır. Nafaka kararları kesin değil, koşullar değiştiğinde artırma–azaltma–kaldırma davası ile revize edilebilir. Bu nedenle başlangıçta gerçekçi ve sürdürülebilir tutarlar talep etmek, ileride yeni davalarla uğraşmamak için önemlidir.
Çekişmeli boşanmada, boşanma sebebi olarak ileri sürdüğünüz her iddiayı delille desteklemeniz gerekir. En yaygın deliller: tanık beyanları, WhatsApp / SMS / sosyal medya yazışmaları, e-posta kayıtları, fotoğraf ve video kayıtları (hukuka uygun elde edilmişse), kolluk tutanakları, darp–şiddet raporları, hastane kayıtları, otel–uçak–otobüs kayıtları, banka hareketleri, apartman kamera kayıtları vb. Ancak delil elde ederken özel hayatın gizliliğini ihlal veya haberleşmenin gizliliğini ihlal gibi suçların işlenmemesine dikkat edilmelidir; hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller mahkemece dikkate alınmayabilir ve ayrıca ceza sorumluluğu doğurabilir. Tanık seçiminde, olayı gerçekten bilen, taraflara yakın ama nispeten objektif kişiler tercih edilmelidir. “Onu sevmiyorum, aleyhine konuşurum” diyen kişilerden ziyade, olayı gözleriyle görmüş, somut şeyler anlatabilecek tanıklar daha etkilidir. Delil stratejisini doğru kurmak, davanın sonucunu doğrudan etkiler.
Boşanma davalarında yetkili mahkeme, Türk Medeni Kanunu’na göre eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Yani eşiniz farklı şehirde yaşıyor olsa bile, siz kendi yerleşim yerinizde de dava açabilirsiniz. Örneğin evlilik boyunca Sakarya’da yaşayıp sonra siz İstanbul’a yerleştiyseniz ve son altı ay fiilen birlikte yaşama yoksa, kendi yeni yerleşim yerinizdeki aile mahkemesinde de dava açma imkânı vardır. Yetki itirazı, davalı tarafından süresinde yapılmazsa, mahkeme yetkiyi kabullenmiş sayılır. Ancak stratejik olarak, delillerin ve tanıkların bulunduğu şehirde dava açmak çoğu zaman daha pratiktir. Gidiş geliş, tanıkların çağrılması, raporlar gibi unsurlar bu kararı etkiler. Dosyanın hangi şehirde daha sağlıklı ve hızlı yürüyebileceğini, somut durumunuza göre bir avukatla birlikte değerlendirmek faydalı olacaktır.
Anlaşmalı boşanma hâlinde taraflar birlikte başvurup, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve artık birlikte yaşamak istemediklerini beyan eder; bu, yeterli kabul edilir. Ancak çekişmeli boşanmada, kanunda sayılan genel veya özel boşanma sebeplerinden birine dayanmanız gerekir: evlilik birliğinin temelinden sarsılması, zina, hayata kast, pek kötü muamele, suç işleme, terk, akıl hastalığı vb. “Artık anlaşamıyoruz” ifadeniz, somut olaylarla desteklendiğinde, çoğu zaman “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” başlığı altında değerlendirilir. Mahkeme, tartışmaların, saygı ve güven kaybının, ayrı yaşamanın, aile içi şiddet veya ağır hakaretlerin bulunup bulunmadığına bakar. Yani sadece soyut “anlaşamıyoruz” demek yetmez; bunu ispatlayacak olayları ve delilleri ortaya koymanız gerekir. Bu nedenle, dava açmadan önce yaşadığınız olayları kronolojik şekilde not etmek, delilleri toplamak ve bunları hukuki çerçeveye oturtmak önemlidir.
Mal paylaşımı, kural olarak boşanma kararının kesinleşmesinden sonra gündeme gelir. Evlilik süresince edinilen mallar, eşler arasında geçerli olan mal rejimine göre paylaşılır. Çoğu evlilikte, özel bir sözleşme yapılmadığı için “edinilmiş mallara katılma rejimi” geçerlidir. Bu rejime göre, evlilik süresinde alınan ve ortak emekle edinilen mallar, bazı istisnalar dışında, eşler arasında yarı yarıya paylaşılır; ancak her dosyada ayrıntılı hesaplama yapılır. Mal paylaşımı için ayrı bir mal rejiminin tasfiyesi davası açılır ve bunun da zamanaşımı süresi vardır (genelde boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıl). Tapu kayıtları, banka hareketleri, kredi ödemeleri, kim tarafından ödendiği gibi pek çok detay incelenir. Boşanma davasından tamamen bağımsız düşünülmemeli, baştan beri strateji birlikte kurgulanmalıdır; aksi hâlde boşanma biter ama mal paylaşımı dosyasında ciddi hak kayıpları yaşanabilir.
Boşanma davası açıldıktan sonra da evlilik hukuken devam eder; bu nedenle, dava sürerken kurulan yeni ilişkiler, özellikle zina veya sadakat yükümlülüğünün ihlali iddiasına konu olabilir. Karşı taraf, bu durumu delilleriyle ortaya koyarsa, kusur dağılımında aleyhinize sonuç doğurabilir; nafaka, tazminat ve hatta velayet kararlarını etkileyebilir. “Zaten boşanma davası açtık, fiilen ayrıyız” düşüncesi uygulamada yeterli değildir; hukuk hâlâ sizi evli kabul eder. Bu nedenle, süreç sonuçlanmadan önce yeni bir ilişkiye başlamanın hukuki risklerini göz ardı etmemek gerekir. Elbette her olayın kendi koşulları vardır; öncesinde yaşanan şiddet, aldatma, terk gibi ağır kusur hâlleri varsa, yeni ilişkinin etkisi farklı değerlendirilebilir. Yine de, dava sürecinde atacağınız her adımın ileride dosyada karşınıza çıkabileceğini bilerek hareket etmek gerekir.
Anlaşmalı boşanma protokolü, tarafların boşanmaya ve şartlarına ilişkin iradelerini ortaya koyan önemli bir belgedir; ancak tek başına yeterli değildir. Asıl önemli olan, mahkeme duruşmasında hakimin huzurunda beyan ettiğiniz iradedir. Duruşmada “protokolde yazanları kabul ediyorum, boşanmak istiyorum” dediyseniz ve hakim buna göre karar verdiyse, karar kesinleştikten sonra sırf pişmanlık nedeniyle geri dönmek mümkün değildir. Ancak duruşma tarihine kadar, hatta duruşmada dahi, boşanma iradenizi geri çekip “artık anlaşmalı boşanmak istemiyorum” diyebilirsiniz; bu durumda ya dava çekişmeliden devam eder ya da reddedilir. Protokol imzalarken, özellikle velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı konularını çok dikkatli değerlendirmek gerekir; “sonra değiştiririz” mantığı çoğu zaman işlememektedir. İmza atmadan önce bir avukata inceletmek, ileride telafisi zor pişmanlıkların önüne geçer.
Birçok kişi, boşanma sürecinde avukata “en son aşamada” gitmeyi tercih ediyor; oysa en doğrusu, daha karar aşamasındayken profesyonel destek almaktır. Boşanma kararı netleşmeden önce, velayet, nafaka, tazminat, mal paylaşımı, aile konutu, şiddet veya koruma tedbirleri gibi başlıklarda genel hukuki çerçeveyi bilmek, atacağınız adımları ona göre planlamanızı sağlar. Delil toplama, mesaj kayıtlarını saklama, tanık seçimleri, evden ayrılma–ayrılmama gibi kararlar, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir. Dava açıldıktan sonra da, süreler, cevap dilekçeleri, karşı deliller, bilirkişi ve uzman raporları, istinaf gibi aşamalarda ciddi teknik bilgi gerekir. Kısacası, avukata “yangın büyüdükten sonra” değil, sürecin en başında başvurmak, hem psikolojik yükünüzü hem de hak kaybı riskinizi ciddi şekilde azaltır. Aile hukuku, sadece kanun maddesi değil, aynı zamanda strateji ve iletişim yönetimi işidir.