- Miras Hukuku Nedir?
- İstanbul Miras Avukatı / Miras Hukuku Avukatı
- İstanbul Miras Avukatının Hizmet Alanları
- Saklı Paylı Mirasçılar ve Saklı Pay Oranları
- İstanbul Hukuk Bürosu Olarak Miras Hukuku Kapsamında Verdiğimiz Hizmetler
- Mirasçılık Belgesi ve Mirasçılık Sıfatına İlişkin Davalar
- Terekenin Tespiti, Yönetimi ve Korunmasına İlişkin Davalar
- Tapu İptal ve Tescil – Muris Muvazaası ve Mal Kaçırma Davaları
- Mirasın Paylaşımı, İzale-i Şuyu ve Katkı Alacağı Davaları
- Saklı Pay, Tenkis, Denkleştirme, Feragat ve Mirastan Çıkarma Davaları
- Vasiyetname ve Miras Sözleşmesine İlişkin Davalar
- Reddi Miras, Borçlar, Alacaklılar, Milletlerarası ve Yetki Uyuşmazlıkları
Miras Hukuku Nedir?
Miras hukuku, bir kişinin vefatı ile birlikte geride bıraktığı malvarlığının (terekenin) kimlere, hangi oranlarda ve hangi usulle geçeceğini düzenleyen hukuk dalıdır. Miras bırakanın sağlığında yaptığı tasarruflar, ölümü hâlinde uygulanacak vasiyet ve miras sözleşmeleri, saklı paylı mirasçıların korunması, mirasın paylaşılması ve mirasçılar arasındaki uyuşmazlıklar hep miras hukukunun konusuna girer.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, miras hukukuna ilişkin temel düzenlemeleri içermekte; kimlerin yasal mirasçı olduğunu, hangi oranlarda miras alacağını ve hangi mirasçıların “saklı pay” (mahfuz hisse) ile korunduğunu ayrıntılı şekilde belirlemektedir. Miras hukuku, yalnızca ölümden sonra ortaya çıkan uyuşmazlıklarla sınırlı değildir. Aynı zamanda;
-Sağlığında malvarlığını planlamak isteyen kişilere miras planlaması,
-Çocuklar, eş ve diğer yakınların haklarının korunması,
-Aile şirketleri ve taşınmazların kuşaklar arasında sağlıklı geçişini sağlama, gibi alanlarda da kişilere ve ailelere yol gösterici bir işlev üstlenir.
İstanbul’da faaliyet gösteren hukuk büromuz, miras hukuku alanında hem miras bırakanın sağlığında yapılan planlamalarda hem de vefat sonrasında ortaya çıkan uyuşmazlıklarda müvekkillerine kapsamlı hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.
İstanbul Miras Avukatı / Miras Hukuku Avukatı
İstanbul miras avukatı, miras bırakanın vefatıyla birlikte ortaya çıkan hukuki sürecin doğru, hızlı ve hakkaniyete uygun şekilde yürütülmesini sağlayan; mirasçıların hak ve yükümlülüklerini korumaya yönelik uzmanlık hizmeti sunan hukukçudur. Miras hukuku avukatı, yalnızca dava aşamasında değil; uyuşmazlık doğmadan önce alınacak önleyici hukuki tedbirler konusunda da müvekkillerine kapsamlı danışmanlık sağlar.
Miras hukuku; aile içi ilişkiler, taşınmazlar, şirket payları ve yüksek ekonomik değerler içermesi nedeniyle teknik bilgi ve stratejik yaklaşım gerektiren bir hukuk dalıdır. Bu nedenle İstanbul’da miras avukatı ile çalışmak, telafisi güç hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşır.
İstanbul Miras Avukatının Hizmet Alanları
1. Önleyici Hukuk ve Miras Planlaması:
-Vasiyetname hazırlanması, vasiyetnamenin hukuka uygunluğunun denetlenmesi,
-Miras sözleşmelerinin düzenlenmesi ve saklı pay ihlallerinin önlenmesi,
-Aile içi malvarlığı planlaması ve ileride doğabilecek miras uyuşmazlıklarının önüne geçilmesi,
-Şirket sahipleri ve yüksek malvarlığı bulunan kişiler için stratejik miras planlaması yapılması.
2. Miras Davaları ve Uyuşmazlıkların Çözümü:
-Veraset ilamı (mirasçılık belgesi) alınması ve terekenin tespiti,
-Mirasın paylaşılması (ortaklığın giderilmesi / izale-i şuyu) davalarının takibi,
-Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma), tenkis ve vasiyetnamenin iptali davalarının yürütülmesi,
-Mirasın reddi, mirasçıların borçlardan sorumluluğu ve alacaklı–mirasçı ilişkilerinin yönetilmesi.
3. Stratejik Miras Hukuku Danışmanlığı:
-Aile bireyleri arasındaki miras ihtilaflarında uzlaşma ve dava öncesi çözüm stratejileri geliştirilmesi,
-Şirket hisseleri, ticari işletmeler ve taşınmazların miras yoluyla intikaline ilişkin hukuki yapılandırma,
-Yabancılık unsuru içeren miras dosyalarında uygulanacak hukuk ve yetkili mahkemenin belirlenmesi.
Neden İstanbul’da Miras Hukuku Avukatı ile Çalışmalısınız?
İstanbul, yüksek değerli taşınmazların, ticari işletmelerin ve karmaşık aile yapılarının yoğun olduğu bir şehirdir. Bu nedenle miras uyuşmazlıkları çoğu zaman yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ekonomik ve duygusal boyutlar da içerir. Deneyimli bir İstanbul miras avukatı ile çalışmak; sürecin kontrollü, hızlı ve müvekkilin menfaatlerine uygun şekilde yürütülmesini sağlar. İstanbul hukuk büromuz; miras hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda teknik mevzuat bilgisi, yargı uygulamaları ve stratejik dava yönetimini bir arada değerlendirerek, müvekkillerinin haklarını en üst düzeyde korumayı hedeflemektedir.
Saklı Paylı Mirasçılar ve Saklı Pay Oranları
Saklı Pay (Mahfuz Hisse) Nedir?
Saklı pay, belirli yasal mirasçıların miras paylarının kanunla güvence altına alınan kısmıdır. Miras bırakan, bu saklı paylar üzerinde tasarruf edemez; yani vasiyetname veya bağışlar ile saklı payları ortadan kaldıramaz veya azaltamaz. Saklı pay üzerinde tasarrufta bulunulması hâlinde, saklı payı zedelenen mirasçıların tenkis davası açma hakkı vardır.
Saklı pay sahibi mirasçılara kısaca “saklı paylı mirasçı” da denir. Türk Medeni Kanunu’na göre saklı paylı mirasçılar:
-Altsoy (çocuklar, torunlar, evlatlık ve onların altsoyu),
-Ana ve baba,
-Sağ kalan eştir.
2007 yılında yapılan değişiklikle kardeşlerin saklı paylı mirasçı sıfatı kaldırılmıştır.
Saklı Pay Oranları
Türk Medeni Kanunu’ndaki düzenlemeye göre saklı pay oranları özetle şu şekildedir:
-Altsoy için: Yasal miras payının yarısı (1/2) saklı paydır.
-Ana ve babadan her biri için: Yasal miras payının dörtte biri (1/4) saklı paydır.
-Sağ kalan eş için:
-Altsoy veya ana–baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı,
- Diğer hâllerde (örneğin daha uzak zümre ile birlikte mirasçı olduğunda) yasal miras payının dörtte üçü (3/4) saklı paydır. Bu oranlar, miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı belirlemede temel alınır.
Örneklerle Saklı Pay Oranları
Örnek 1 – Altsoy ve Eş Birlikte Mirasçı
Miras bırakanın eşi ve iki çocuğu sağ olsun, başka mirasçı bulunmasın. Toplam tereke 1.000.000 TL olsun.
-Yasal miras payları:
-Eş: 1/4 → 250.000 TL
-Her bir çocuk: 3/8 → 375.000 TL
-Saklı pay oranları:
-Çocuklar (altsoy) için: yasal payın yarısı → her çocuk için 187.500 TL saklı pay
-Eş için: yasal payının tamamı saklı pay → 250.000 TL
Miras bırakan, bu örnekte çocukların ve eşin saklı paylarına dokunamaz; yalnızca saklı pay dışında kalan kısım üzerinde vasiyet veya bağış yapabilir.
Örnek 2 – Anne, Baba ve Eş Birlikte Mirasçı
Miras bırakanın eşi, annesi ve babası sağ; altsoy yok. Tereke 800.000 TL olsun.
-Yasal miras payları:
-Eş: 1/2 → 400.000 TL
-Anne: 1/4 → 200.000 TL
-Baba: 1/4 → 200.000 TL
-Saklı pay oranları:
-Anne ve baba için: yasal paylarının 1/4’ü → her biri için 50.000 TL saklı pay
-Eş için: yasal payının tamamı saklı pay → 400.000 TL
Bu örnekler, saklı paylı mirasçıların korunma düzeyini ve miras bırakanın tasarruf özgürlüğünün sınırlarını göstermektedir.
Saklı Pay İhlalinde Mirasçının Hakları
Miras bırakanın yaptığı bağışlar veya vasiyetname, saklı payları ihlal ediyorsa, saklı paylı mirasçılar;
-Tenkis davası (saklı payı aşan kazandırmaların yasal sınıra çekilmesi),
-Şartları varsa tasarrufun iptali davası, açarak saklı paylarının iadesini talep edebilirler. Tenkis davası, murisin saklı payı aşan kazandırmalarının geriye dönük olarak kanuni sınıra çekilmesini sağlar ve miras paylarının yeniden dengelenmesi amacını taşır.
Miras Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Miras hukuku kapsamında açılan davalarda görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Örneğin;
-Mirasın paylaşımı (taksim) davaları,
-Tenkis davaları,
-Vasiyetnamenin iptali veya tenfizi davaları,
-Tapu iptal ve tescil davaları,
-Ortaklığın giderilmesi davaları Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülür.
Buna karşılık, mirasçılık belgesi (veraset ilamı) ve terekenin tespiti gibi bazı işler sulh hukuk mahkemelerinin görev alanına girebilmektedir.
Yetkili mahkeme ise çoğu durumda miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Miras davalarında yetki kuralları, Türkiye’deki taşınmazların bulunduğu yerler, murisin son yerleşim yeri ve terekenin yoğunlaştığı yer dikkate alınarak değerlendirilir. Uygulamada, yetki itirazları ve yetki ihtilafları, miras davalarının önemli stratejik unsurlarından biri olabilmektedir.
İstanbul Hukuk Bürosu Olarak Miras Hukuku Kapsamında Verdiğimiz Hizmetler
İstanbul merkezli hukuk büromuz, miras hukuku alanında ortaya çıkan uyuşmazlıklarda müvekkillerine şu başlıklarda hizmet sunmaktadır:
Mirasçılık Belgesi ve Mirasçılık Sıfatına İlişkin Davalar
- Mirasçılık belgesinin (veraset ilamının) verilmesi davası
- Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesi davası
- Bir kişinin mirasçı olup olmadığının tespiti davası
- Mirasçılık sıfatının reddi veya mirasçılığın inkârı davası
- Saklı mirasçının mirasçılık sıfatının tespiti davası
- Evlatlığın mirasçılık hakkının tespiti davası
- Nüfus kaydının düzeltilmesine bağlı mirasçılık hakkı tespiti davası
- Tanıma/soybağı nedeniyle yeni mirasçılığın tespiti davası
- Gaipliğe karar verilen kişinin mirasçılarının tespiti davası
- Sağ kalan eşin yasal miras payının oranının tespiti davası
- Zümre sistemine göre mirasçı sırasının tespiti davası
- Evliliğin butlanı/iptali sebebiyle mirasçılık sıfatının tartışıldığı davası
- Boşanma davası ile bağlantılı olarak sağ kalan eşin mirasçılık sıfatının tespiti davası
- Mirasçılık belgesinde unutulan mirasçının sonradan eklenmesi davası
- Muris evlilik dışı çocuğunun mirasçılık hakkının tespiti davası
Terekenin Tespiti, Yönetimi ve Korunmasına İlişkin Davalar
- Terekenin tespiti davası
- Terekenin resmen defterinin tutulması davası
- Terekenin resmen yönetimi ve tereke temsilcisi atanması davası
- Tereke mallarının envanterinin çıkarılması davası
- Tereke üzerinde ihtiyati tedbir konulması talebiyle açılan dava
- Terekenin mühürlenmesi ve koruma altına alınması davası
- Tereke borçlarının ve alacaklarının tespiti davası
- Tereke kapsamındaki şirketlerin ve iştiraklerin tespiti davası
- Tereke kira gelirlerinin tespiti ve mirasçılar arasında paylaştırılması davası
- Tereke hesabına yapılan usulsüz tasarrufların iptali davası
- Tereke adına açılmış banka hesaplarının tespiti davası
- Tereke alacaklarının tahsili için mirasçı tarafından açılan alacak davası
- Tereke alacaklısının terekeye karşı açtığı alacak ve tespit davası
- Terekenin paylaşılmadan önce yönetimine ilişkin hesap verme davası
- Tereke yönetiminde görevli temsilcinin azli ve yenisinin atanması davası
Tapu İptal ve Tescil – Muris Muvazaası ve Mal Kaçırma Davaları
- Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası
- Mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapılan satışın iptali davası
- Görünürde satış gizli bağış niteliğindeki devirlerin iptali davası
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu devrinin iptali davası
- Bakım karşılığı temlikte aşırı oransızlık nedeniyle tapu iptal davası
- Mirasbırakanın sağlığında yaptığı bağışların tenkisi ve tapu iptal davası
- Mirastan mal kaçırmak amacıyla üçüncü kişiye yapılan devirlerin iptali davası
- Mirasbırakanın temsilcisi üzerinden yaptığı muvazaalı işlemlerin iptali davası
- Mirasbırakanın vesayet altındayken yaptığı taşınmaz satışının iptali davası
- Mirasçılardan birinin sahte vekâletle yaptığı tapu devrinin iptali davası
- Mirasçılardan birine rayicin çok altında yapılan satışın muvazaalı olduğunun tespiti davası
- Mirasbırakana ait taşınmazın mirasçılardan gizlenmesi nedeniyle tapu iptal davası
- Ölü kişinin adına sonradan yapılan tapu işlemlerinin iptali davası
- Mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazın henüz terekeye geçirilmemesi nedeniyle tescil davası
- İntikal yapılmadan üçüncü kişiye devredilen taşınmazda miras payı tespiti ve tapu iptal davası
- Mirasçı olmayan üçüncü kişi adına yolsuz tescilin iptali ve mirasçılar adına tescil davası
- İrtifak haklarının tereke kapsamında olduğunun tespiti ve tapuya tescil davası
- Hisseli taşınmazda miras payının yanlış oranla yazılması nedeniyle tapu düzeltim davası
- Mirasbırakana ait taşınmazın imar uygulaması sonrası yeni parsellerde tespit ve tescil davası
- Kadastro tespitine itiraz kapsamında miras hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davası
- Kooperatif hissesi nedeniyle doğan mülkiyet hakkının mirasçılar adına tescili davası
- Kat irtifakı/kat mülkiyeti kurulurken miras paylarının eksik yazılması nedeniyle düzeltim davası
- Mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazda zilyetliğe dayalı ek alanların terekeye dâhil edilmesi davası
- Hazineye geçen taşınmazın gerçekte terekeye ait olduğunun tespiti ve tescil davası
- Tapu kaydında mirasbırakanın isim/kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davası
Mirasın Paylaşımı, İzale-i Şuyu ve Katkı Alacağı Davaları
- Mirasın taksimi (miras paylaşımı) davası
- Miras ortaklığının giderilmesi (izale-i şuyu) davası
- Aynen taksimin mümkün olmadığı hâllerde satış suretiyle taksim davası
- Mirasçılar arasında yapılan paylaşma sözleşmesinin tespiti davası
- Miras paylaşma sözleşmesinin iptali ve yeniden paylaşım davası
- Miras paylaşımında aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi davası
- Miras hisseleri arasındaki oran uyuşmazlığının düzeltilmesi davası
- Paylı mülkiyetin elbirliği mülkiyetine veya elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davası
- Mirasçının kendi cebinden yaptığı iyileştirmeler için katkı payı alacağı davası
- Miras kalan taşınmazdan haksız yararlanan mirasçıya karşı ecrimisil davası
- Miras payı devri sözleşmesinin geçerliliğinin tespiti davası
- Miras payı devri sözleşmesinin feshi ve payın iadesi davası
- Miras payı üzerinde intifa veya oturma hakkı tanıyan sözleşmenin iptali davası
- Aile şirketine devredilen tereke mallarının paylaşımına ilişkin dava
- Ortak kullanılan tarım arazilerinin fiili taksiminin hukuki taksime dönüştürülmesi davası
- Mirasçılardan birinin payının cebri icra yoluyla satışına itiraz davası
- Mirasçı olmayan kişinin miras payını satın alması hâlinde diğer mirasçıların şufa hakkı davası
- Paylı taşınmazda sınır düzeltmesi ve payların yeniden belirlenmesi davası
- Mirasçıların fiili taksim iddiasının tespiti davası
- Fiili taksimi kabul etmeyen mirasçıya karşı resmi taksim davası
- Miras paylaşımı esnasında saklı kalan taşınır malların sonradan tespiti ve paylaşımı davası
- Miras kalan işyeri/işletmenin hangi mirasçı üzerinde bırakılacağına ilişkin taksim davası
- Miras kalan konutun aile içi kullanım biçiminin belirlenmesi davası
- Miras kalan taşınmazların parsel bazında bölünmesine ilişkin ifraz-tevhit sürecine paralel paylaşım davası
- Miras paylaşımında değer tespiti ve ekspertiz raporunun iptaline ilişkin itiraz davası
Saklı Pay, Tenkis, Denkleştirme, Feragat ve Mirastan Çıkarma Davaları
- Saklı payın ihlali nedeniyle tenkis (indirme) davası
- Sağ kalan eşin saklı payının ihlali nedeniyle tenkis davası
- Altsoy (çocuklar/torunlar) saklı payının ihlali nedeniyle tenkis davası
- Ana-baba zümresinin saklı payına ilişkin tenkis davası
- Mirasbırakanın aşırı bağışlamalarının terekeye iadesi ve tenkis davası
- Tereke dışında bırakılan taşınır ve taşınmaz kazandırmaların tenkis hesabına dâhil edilmesi davası
- Denkleştirme (tasfiyede iade) davası
- Mirasbırakanın bazı mirasçılara yaptığı eğitim/mesleki desteklerin denkleştirmeye tabi tutulması davası
- Mirasbırakanın işletmesini devrettiği mirasçıya karşı denkleştirme davası
- Mirasbırakanın evlilik sırasında yaptığı katkıların mal rejimi ve miras yönünden ayrıştırılması davası
- Mirastan feragat sözleşmesinin geçerlilik koşullarının tespiti davası
- Mirastan feragat sözleşmesinin iptali davası
- Mirastan feragat eden mirasçının çocuklarının miras hakkının tespiti davası
- Mirasçının mirastan çıkarılması (ıskat) işleminin koşullarının denetlenmesi davası
- Mirastan çıkarma beyanının geçersizliğinin tespiti davası
- Ahlaki yükümlülük ve aile ilişkilerinin ağır ihlali gerekçeli mirastan çıkarma davası
- Mirastan çıkarılan kişinin tenkis talep hakkının olup olmadığının tespiti davası
- Saklı paylı mirasçının mirastan yoksunluk sebeplerinin tespiti davası
- Mirasçının murise karşı ağır suç işleyip işlemediğinin (yoksunluk hali) tespiti davası
- Miras mahfuz hissesi ve serbest tasarruf oranının hesaplanmasına ilişkin tespit davası
- Tenkis davasında zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının tespiti davası
- Tenkise tabi kazandırmalar arasında sıra ve yöntem belirleme davası
- Tenkis davası ile birlikte tapu iptal ve tescil talep edilen miras davası
- Tenkis davası ile birlikte bedel (nakdi tenkis) talep edilen miras davası
- Denkleştirme ve tenkis taleplerinin birlikte görüldüğü toplu miras davası
Vasiyetname ve Miras Sözleşmesine İlişkin Davalar
- El yazılı vasiyetnamenin iptali davası
- Resmi vasiyetnamenin iptali davası
- Sözlü vasiyetin koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti davası
- Vasiyetnamenin açılması ve okunması istemine ilişkin dava
- Vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) davası
- Vasiyet alacaklısının alacağının tespiti ve tahsili davası
- Vasiyetle belirli mal bırakılan taşınmazın tespiti ve mirasçı veya lehine vasiyet yapılan adına tescili davası
- Vasiyetle borç yüklenen mirasçının sorumluluk sınırının tespiti davası
- Vasiyetçi ehliyetsizliği (akıl sağlığı) nedeniyle vasiyetnamenin iptali davası
- Baskı, tehdit veya hile altında düzenlenen vasiyetnamenin iptali davası
- Birden fazla vasiyetname arasındaki çelişkinin giderilmesi davası
- Miras sözleşmesinin iptali davası
- Miras sözleşmesinin feshi ve ortadan kaldırılması davası
- Miras sözleşmesi ile vasiyetname arasındaki önceliğin tespiti davası
- Miras sözleşmesine aykırı tasarrufların iptali davası
Reddi Miras, Borçlar, Alacaklılar, Milletlerarası ve Yetki Uyuşmazlıkları
- Mirasın reddi (reddi miras) davası
- Hükmen reddi miras (borca batık tereke) tespiti davası
- Reddi miras beyanının iptali ve geçersizliği davası
- Reddi miras yapan mirasçının payının diğer mirasçılar arasında dağılımının tespiti davası
- Tereke borçları ile mirasçıların sorumluluk sınırının tespiti davası
- Mirasbırakanın şahsi borçlarından dolayı mirasçıya karşı açılan alacak ve sorumluluk davası
- Mirasbırakanın alacaklısının tenkis veya tereke tespiti davasına müdahil olduğu miras davası
- Yabancı ülke mahkemesinden alınan miras kararının tanınması ve tenfizi davası
- Yabancı miras hukukunun uygulanıp uygulanmayacağının tespiti davası
- Vatandaşlık ve yerleşim yerine göre yetkili mahkemenin ve uygulanacak hukukun tespiti davası (milletlerarası miras davası)
Avukatlık Ücreti ve Ücretlendirme Politikamız
İstanbul’da faaliyet gösteren hukuk büromuz;
- Miras bırakanın sağlığında sağlam bir miras planlaması yapılması,
- Vefat sonrası miras işlemlerinin hızlı, şeffaf ve mevzuata uygun şekilde yürütülmesi,
- Saklı paylı mirasçıların haklarının korunması ve tenkis davalarının etkin şekilde takibi,
- Mirasın paylaşımı, tapu iptal ve tescil, vasiyetnamenin iptali gibi davalarda profesyonel temsil konularında müvekkillerine kapsamlı hukuki destek sunmaktadır.
Miras hukuku ve miras davalarına ilişkin avukatlık ücretimiz, İstanbul Barosu tarafından yayımlanan tavsiye niteliğindeki avukatlık ücret tarifesinin altında olmayacak şekilde, her dosyanın kendine özgü koşulları dikkate alınarak belirlenmektedir.
Ücret belirlenirken;
- Dosyanın türü (tenkis, miras taksimi, tapu iptal ve tescil vb.),
- Terekenin niteliği ve kapsamı,
- Taşınmaz sayısı, uyuşmazlığın karmaşıklığı,
- Harcanacak zaman, emek ve yargılama sürecinin uzunluğu,
- Müvekkilin beklentileri ve dosyanın önemi dikkate alınmakta; nihai ücret, yüz yüze veya online görüşme neticesinde şeffaf şekilde kararlaştırılmaktadır.
Miras hukuku ile ilgili tüm sorularınız, saklı payınızın ihlal edildiğini düşündüğünüz durumlar veya miras planlaması talepleriniz için, telefon, WhatsApp uygulaması veya internet sitemiz üzerinden bizimle iletişime geçebilir; randevu oluşturarak dosyanızı detaylı biçimde değerlendirmemizi sağlayabilirsiniz.
Miras Hukuku Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Mirasçılık belgesi, vefat eden kişinin yasal mirasçılarının kimler olduğunu ve pay oranlarını gösteren resmi belgedir. Bu belge olmadan çoğu miras işlemi (tapu, banka, araç, vergi vs.) yapılamaz. Türkiye’de veraset ilamını sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alabilirsiniz. Bunun için öncelikle murisin (vefat eden kişinin) ölüm belgesi, kimlik bilgileri ve kendi kimliğinizle başvuru yapmanız gerekir. Bilinen diğer mirasçılar varsa, onların da kimlik bilgilerini mümkün olduğunca eksiksiz vermeniz süreci hızlandırır. Yurt dışında ölüm gerçekleştiyse, oradaki resmi ölüm kayıtlarının apostilli ve tercümeli hâli gerekebilir. Mahkemeden istenirse dava dosyası açılır, noter başvurusunda ise genelde daha hızlı sonuç alınır. Ancak mirasçılık sıfatı tartışmalıysa (evlilik dışı çocuk iddiası, evlatlık, soybağı davası vb.) mahkeme yolu daha doğru olabilir. Bir avukatla çalışmanız, pay oranlarının doğru hesaplanması ve ileride çıkabilecek miras uyuşmazlıklarının en baştan önlenmesi açısından önemlidir.
Veraset ve intikal işlemleri, mirasın resmi olarak mirasçıların üzerine geçirilmesi sürecidir. Öncelikle mirasçılık belgesini almanız gerekir; bu belge mirasçıları ve pay oranlarını gösterir. Ardından, miras bırakanın taşınmazları için ilgili tapu müdürlüğüne, araçları için notere ve trafik tescile, banka hesapları için bankalara, vergi yönünden ise veraset ve intikal vergisi yönünden vergi dairesine başvurmanız gerekir. Veraset ilamı, nüfus kayıt örneği, ölüm belgesi ve kimlikler temel belgelerdir. Bazı durumlarda, mirasçıların hepsinin birlikte başvurması veya vekâletname vermesi gerekir. Ayrıca mirasın değeri üzerinden veraset ve intikal vergisi doğar; belli süre içinde vergi dairesine beyanname verilmelidir. Sağlıklı bir paylaşım ve ileride ihtilaf yaşamamak için, özellikle taşınmaz ve yüksek değerli malvarlığı söz konusuysa, işlemleri bir avukat ve mali müşavir desteğiyle yürütmek hem hukuki hem vergisel açıdan çok daha güvenli olacaktır.
Vasiyetname, ölümünüzden sonra malvarlığınızın nasıl paylaştırılacağını belirlediğiniz tek taraflı bir irade beyanıdır. Ancak Türk Medeni Kanunu’na göre şekil şartları çok önemlidir. Üç temel vasiyetname türü vardır: resmî vasiyetname (noterde veya yetkili memur önünde), el yazılı vasiyetname ve istisnai durumlar için sözlü vasiyetname. En güvenlisi ve en az iptal riski taşıyanı, noter huzurunda düzenlenen resmî vasiyetnamedir. Noter, sizin iradenizi sözlü olarak alır, yazıya döker, okutur ve imzalatır; ayrıca tanıklar bulunur. El yazılı vasiyetnamede ise metnin baştan sona kendi el yazınızla yazılması, tarih atılması ve imzalanması şarttır; bilgisayardan çıktı alınıp imzalanması geçerli değildir. Vasiyet hazırlarken, saklı paylı mirasçılarınızın (eş, çocuk, bazı hâllerde anne-baba) haklarını tamamen ortadan kaldıramayacağınızı bilmelisiniz; aksi hâlde vasiyetnameye karşı tenkis davası açılabilir. Bu nedenle, vasiyet hazırlamadan önce bir miras hukuku avukatıyla görüşmek en sağlıklı yoldur.
Miras, sadece malvarlığı değil, borçlarıyla birlikte geçer. Eğer murisin ciddi borçları varsa, mirasçıların reddi miras yapma hakkı vardır. Türk Medeni Kanunu’na göre reddi miras süresi, mirasçının mirasçı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 3 aydır. Bu süre içinde, murisin son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yazılı veya sözlü beyanda bulunarak mirası reddettiğinizi bildirmeniz gerekir. Red, kural olarak kayıtsız ve şartsız olmalıdır; “şu malları alayım, borçları kabul etmiyorum” şeklinde kısmi red yapılamaz. Süreyi kaçırırsanız, mirası reddetmek çok zorlaşır; bu durumda “hükmen red” (örneğin mirasın borca batık olduğunun açıkça belli olması) gibi özel yollar tartışılabilir. Reddi miras ciddi bir karardır; çünkü reddettiğinizde, hem mallar hem de borçlar yönünden mirasçılık sıfatınız sona erer. Bu nedenle karar vermeden önce, murisin malvarlığı ve borçları hakkında mümkün olduğunca bilgi toplamak ve bir avukata danışmak çok önemlidir.
Mirasçılar, mirası kabul ederlerse, prensip olarak murisin borçlarından tüm malvarlıklarıyla sorumlu olurlar. Yani sadece kendilerine kalan mallarla sınırlı değil, kişisel malvarlıklarıyla da alacaklılar tarafından takip edilebilirler. Bu ciddi bir risktir. Bu riski sınırlamak için iki temel yol vardır: reddi miras veya mirasın resmî tasfiyesi / kayyım marifetiyle yönetimi gibi mekanizmalar. Bazı durumlarda mirasçılar, terekenin borca batık olduğunu düşünüyorsa, mahkemeden tasfiye talep edebilir. Ayrıca belirli hâllerde, mirası kayıtlı/kayıtlı şartla kabul gibi teknik yollar gündeme gelebilir. Uygulamada en yaygın çözüm, borç yükü çok fazlaysa mirasın reddedilmesidir. Miras bırakanın hangi bankada borcu var, icra takipleri var mı, kefil olduğu alacaklar bulunuyor mu, ticari ortaklıkları var mı gibi konular iyice araştırılmalıdır. Mirası aceleyle kabul etmek, bilmediğiniz borçlar yüzünden yıllarca sürecek icra dosyalarıyla uğraşmanıza neden olabilir.
Mirasçılar arasında uzlaşma varsa bu büyük bir avantajdır. Öncelikle mirasçılık belgesi alınır ve murisin taşınır-taşınmaz tüm malvarlığı, banka hesapları, araçları, alacakları, borçları mümkün olduğunca net şekilde tespit edilir. Ardından mirasçılar, aralarında “miras taksim sözleşmesi” düzenleyebilirler. Bu sözleşme, özellikle taşınmazlar söz konusuysa yazılı ve resmi şekle uygun olmalıdır; tapu işlemleri için çoğu zaman noterde veya tapu müdürlüğü nezdinde düzenleme gerekir. Tarafların pay oranlarına göre kim hangi malı alacak, kime ne kadar para ödenecek, ortak kalacak mal olup olmayacağı açıkça yazılmalıdır. Anlaşmalı paylaşım, ileride uzun sürecek miras davalarını önler. Ancak sözleşme hazırlanırken, herkesin serbest iradesiyle imza attığından ve saklı paylı mirasçıların haklarının ihlal edilmediğinden emin olmak gerekir. Böyle bir taksim sözleşmesini bir miras hukuku avukatının hazırlaması, sonradan iptal/iddia risklerini ciddi şekilde azaltır.
Türk Medeni Kanunu’nda saklı paylı mirasçılar (özellikle çocuklar ve sağ kalan eş) korunmuştur. Miras bırakan sağlığında tüm malını bir çocuğa veya üçüncü kişiye devredip diğerlerini hiç bırakmamaya çalışsa bile, bu her zaman geçerli sayılmaz. Eğer yapılan devirler ve vasiyetlerle saklı paylarınız zedelenmişse, tenkis davası açma hakkınız vardır. Tenkis davasında mahkeme, murisin tasarruflarını, terekenin toplam değerini, saklı pay oranlarını inceleyerek gerekirse yapılan bağışları, satış görünümlü devirleri tenkis eder, yani azaltır. Özellikle muris muvazaası (görünürde satış, gerçekte bağış) iddiaları da çok sık gündeme gelir. Bu durumda, “mal kaçırma kastı”nı ispatlamak için tanıklar, banka hareketleri, satış bedelinin rayice göre çok düşük olması gibi deliller önemli rol oynar. Böyle bir durumda süreler, deliller ve ispat yükü karmaşık olduğu için, bir miras avukatından destek almadan hareket etmek riskli olabilir.
Halk arasında “mirasçıyı mirastan mal kaçırma” diye bilinen durum, hukuken çoğu zaman muris muvazaası olarak adlandırılır. Muris, yani miras bırakan, görünürde tapuda satış gösterip gerçekte bağış yapmakta ve böylece bazı mirasçılarına hiç mal bırakmamayı amaçlamaktadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, bu gibi durumlarda mirasçılar, “muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası” açabilirler. Davada, satışın gerçekte yapılmadığı, bedelin ödenmediği, murisin asıl amacının diğer mirasçıların saklı paylarını zedelemek olduğu ispatlanmaya çalışılır. Bu ispat, tanık anlatımları, murisin ekonomik durumu, satış bedelinin piyasa değerine göre çok düşük olması, aile içi ilişkiler ve zamanlama gibi unsurlarla yapılır. Dava karmaşık ve uzun sürebilir, ama başarılı olduğunda tapunun iptal edilip terekeye iadesi ve mirasçılar arasında yeniden paylaşımı mümkün olur. Bu tür dosyalarda profesyonel hukuki destek neredeyse zorunlu denecek kadar önemlidir.
Eğer mirasçılar arasında sulh ve anlaşma mümkün değilse, mirasın paylaşımı için çoğu zaman ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası veya miras taksimi davası açılması gündeme gelir. Taşınmazlar söz konusuysa, mahkeme ya aynen taksime (bölünebiliyorsa fiilen bölme) ya da satış suretiyle paylaştırmaya karar verebilir. Satış suretiyle paylaştırmada, taşınmaz açık artırma ile satılır, satış bedeli mirasçılar arasında pay oranlarına göre dağıtılır. Bu durum, özellikle mirasçılardan bazıları taşınmazı kullanıyorsa veya manevi değeri yüksekse sıkıntılı olabilir. Dava sürecinde, taşınmazın değeri bilirkişi tarafından tespit edilir, tarafların beyanları alınır. Yine de bu, uzlaşmanın hiç mümkün olmadığı durumlarda zorunlu bir yoldur. Mahkeme sürecine girmeden önce bir uzlaşı görüşmesi yapmak ve mümkünse bir avukat veya arabulucu eşliğinde tarafları ortak bir paydada buluşturmak, hem zaman hem maliyet açısından daha avantajlıdır.
Hem noter hem sulh hukuk mahkemesi veraset ilamı düzenleyebilir; ancak her ikisinin de avantaj–dezavantajları vardır. Noter, genelde daha hızlıdır; basit dosyalarda aynı gün içinde veraset ilamı alınabilir. Ancak mirasçılık yapısı karışık ise (evlilik dışı çocuk, evlatlık, soybağı davası, yabancılık unsuru vb.) noter, bu durumda mahkemeye yönlendirme yapabilir. Mahkeme yolu ise daha kapsamlı inceleme imkânı sağlar ve tartışmalı durumlarda daha güvenli kabul edilir. Ayrıca bazı kurumlar, özellikle karmaşık miras ilişkilerinde mahkeme veraset ilamını tercih edebilmektedir. Eğer dosyanızda çekişme yok, nüfus kayıtları net ve basitse noter pratik bir çözümdür. Şüphe varsa, mirasçılar arasında ihtilaf çıkma ihtimali yüksekse, doğrudan mahkeme üzerinden ilerlemek uzun vadede sizi daha fazla koruyabilir. Bu seçimi, somut durumunuza göre bir avukatla birlikte değerlendirmek akıllıca olacaktır.
Sağ kalan eşin mirastaki payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişir. Eğer çocuklar (altsoy) ile birlikte mirasçıysa, eşin payı terekenin 1/4’ü, çocukların toplam payı ise 3/4’tür ve çocuklar kendi aralarında eşit paylaşır. Eğer altsoy yok, murisin anne-babası hayattaysa, eşin payı 1/2, anne-baba ve onların altsoyunun payı 1/2’dir. Anne-baba da yoksa, eşin payı daha da artabilir. Ayrıca eşin aile konutu ve ev eşyası üzerinde özel hakları da söz konusu olabilir; aile konutu, çoğu zaman eş lehine tescil veya intifa hakkı tanınmasına konu edilir. Bu nedenle sadece oranlara bakarak hesap yapmak her zaman yeterli değildir. Pratikte, özellikle aile konutu ve eşin güvence altına alınması konusunda mirasçılar anlaşma yoluna gidebilir. Sağ kalan eş, çoğu zaman hem hukuki hem fiili olarak zayıf konumda kalabildiği için, hak kaybı yaşamamak adına mutlaka miras hukuku konusunda deneyimli bir avukatla hareket etmelidir.
Miras bırakanın banka hesapları, kiralık kasaları ve varsa emekli maaşı gibi hakları için öncelikle veraset ilamı ibraz edilir. Banka, mirasçıları ve pay oranlarını gördükten sonra, genelde tüm mirasçıların birlikte talepte bulunmasını ister. Bazı bankalar, mirasçılardan veraset ve intikal vergisinin beyan edilip edilmediğine dair belge de talep edebilir. Kiralık kasalarda, çoğu zaman tutanakla açma ve içerik tespiti yapılır; noter ve banka görevlileriyle birlikte kasa açılır. Emekli maaşı ise, kural olarak mirasçıların hepsine miras kalan bir hak değildir; eş ve çocuklar yönünden dul ve yetim aylığı gibi özel düzenlemeler vardır. Banka, cep şifresi, kart gibi kişisel verileri mirasçılara vermez; sadece hesap bakiyesi ve hukuken hak edilen tutarlar üzerinden işlem yapılır. Bu süreçte, mirasçılar arası uzlaşma, vekâletname düzenlenmesi ve vergi/veraset yükümlülüklerinin eksiksiz yerine getirilmesi önemlidir.
Yurt dışında yaşayan mirasçılar için Türkiye’de miras işlemleri çoğu zaman vekaletname üzerinden yürütülür. Bulunduğunuz ülkedeki Türk konsolosluğunda veya yerel noterlikte Türkçe düzenlenmiş, apostilli vekaletnameyle bir avukata veya güvendiğiniz bir kişiye yetki verebilirsiniz. Bu vekaletnameyle veraset ilamı başvurusu, tapu intikali, banka işlemleri, vergi dairesi süreci ve gerekiyorsa miras davaları takip edilebilir. Yurt dışı resmi belgeler (ölüm belgesi, nüfus kayıtları vb.) için apostil şerhi ve yeminli tercüme gerekebilir. Ayrıca bazı ülkelerde düzenlenen vasiyetnamelerin Türkiye’de geçerli sayılması için tenfiz/tanıma gibi hukuki süreçler gündeme gelebilir. Uzakta olduğunuz için, her evrakın doğru şekilde hazırlanması, sürelerin kaçırılmaması ve sizi sürekli bilgilendirecek, güvenilir bir avukatla çalışmanız çok büyük önem taşır; aksi takdirde hem maddi hem zaman açısından ciddi kayıplar oluşabilir.
Vasiyetname, düzenlendiği andan itibaren geçerlidir; belirli bir süre ile sınırlı değil, siz yeni bir vasiyetname yapana, tamamen iptal edene veya mahkeme kararıyla iptal edilene kadar hüküm doğurmaya devam eder. Sağlığınız yerindeyken, ayırt etme gücünüz olduğu sürece, vasiyetnamenizi her zaman değiştirme veya iptal etme hakkına sahipsiniz. Noter vasiyetnamesi yaptıysanız, yeni bir noter vasiyetnamesi ile eskisini tamamen hükümsüz kılabilir veya kısmen değiştirebilirsiniz. Önemli olan, son iradenizin hangisi olduğudur; çelişki hâlinde mahkeme son tarihli vasiyetnameyi esas alır. Ancak vasiyetnameyi sürekli değiştirmek, mirasçılar arasında ileride ciddi karışıklıklara sebep olabilir. Ayrıca vasiyetnamenin içeriği, saklı paylı mirasçıların haklarını tamamen ortadan kaldırıyorsa, ölümünüzden sonra tenkis davaları gündeme gelebilir. Bu yüzden vasiyetname düzenlerken ve değiştirirken profesyonel hukuki yardım almanız, iradenizin hem geçerli hem de uygulanabilir olmasını sağlar.
Miras taksim sözleşmesi zorunlu değil ama anlaşma varsa en pratik ve güvenli yoldur. Bu sözleşme, mirasçıların hangi malın kime geçeceğini, kimin kime ne kadar ödeme yapacağını, hangi taşınmazın ortak kalacağını açıkça düzenler. Taşınmazlar söz konusuysa, taksim sözleşmesinin resmî şekilde (noter veya tapu müdürlüğü huzurunda) yapılması gerekir; aksi hâlde tapu devirleri yapılamayabilir. Sözleşmede, tüm mirasçıların imzası bulunmalıdır; birinin imzalamadığı sözleşme tam anlamıyla geçerli sayılmaz. Böyle bir sözleşmeyle, ileride dava açma ihtimali çok azalır; çünkü herkes iradesiyle payını almış olur. Ancak baskı, tehdit, aldatma gibi durumlar varsa, sözleşme daha sonra iptal davasına konu edilebilir. Miras taksimi gibi ciddi işlemlerde, “internet örneği” üzerinden hazırlanmış basit metinler büyük risk taşır; bu nedenle mutlaka bir avukat tarafından hazırlanmış, hukuken sağlam bir sözleşme tercih edilmelidir.
Miras davalarının süresi; dava türüne, taşınmaz sayısına, taraf sayısına, bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine, istinaf/temyiz aşamasına göre çok değişir. Basit bir ortaklığın giderilmesi davası, taraflar itiraz etmiyorsa 1–2 yıl içinde sonuçlanabilir; ama satış, ihale, itirazlar, bilirkişi raporlarına itiraz gibi süreçler işi uzatır. Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davaları ve tenkis davaları ise genelde daha uzun solukludur; tanık dinlenmesi, emsal bedel tespiti, bilirkişi raporları, Yargıtay’a taşınma gibi aşamalar sebebiyle 3–5 yıl, hatta daha uzun süreler görülebilir. Önemli olan, davayı açarken ve yürütürken delilleri baştan sağlam toplamak, tanıkları iyi seçmek, gerekçeli ve planlı dilekçeler vermektir. “Dava açayım, gerisini zaman çözer” anlayışı miras davalarında zarar doğurabilir; çünkü uzun süreçte usul hataları veya eksik delil, hak kaybına sebep olabilir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, murisin bir kişiye (çoğu zaman çocuklarından biri veya üçüncü kişi) bakma ve gözetme karşılığında malını devrettiği bir sözleşmedir. Bu sözleşme, normal satış gibi değil, bakım borcu karşılığı yapılan karma nitelikte bir ivazlı işlemdir ve tenkis/muris muvazaası davalarında özel olarak değerlendirilir. Eğer gerçekten yıllarca bakım yapılmış, murise fiilen bakılmış, ihtiyaçları karşılanmışsa, mahkemeler bu sözleşmelere genelde saygı duyar. Ancak sözleşme formalite olsun diye yapıldıysa, bakım fiilen gerçekleşmediyse veya amaç sadece diğer mirasçıların saklı paylarını bertaraf etmekse; o zaman iptal, tenkis veya muvazaa iddiaları gündeme gelebilir. Delil olarak komşu ve akraba tanıkları, sağlık ve bakım belgeleri, ödeme kayıtları, murisin yaşam koşulları önemlidir. Bu tür dosyalar, miras hukuku ile borçlar hukuku bilgisini bir arada gerektirdiği için, mutlaka uzman bir avukatla yürütülmelidir.
Miras hukukunda her dava türünün kendine özgü zamanaşımı veya hak düşürücü süreleri olabilir. Örneğin, tenkis davası için genelde 1 yıllık nispi ve 10 yıllık mutlak süreler; bazı tapu davalarında 10–20 yılı bulan zamanaşımı; reddi mirasta ise 3 aylık hak düşürücü süre gibi farklı düzenlemeler vardır. Bu süreleri kaçırmak, davanın esastan hiç incelenmemesine ve doğrudan reddedilmesine yol açabilir. Ayrıca, miras bırakanın vefat tarihini, saklı payınızın ne zaman zedelendiğini öğrendiğiniz tarihi, tapu devrinin ne zaman yapıldığını doğru tespit etmek gerekir. “Henüz zaman var, sonra açarım” düşüncesi miras hukukunda ciddi hak kayıplarına sebep olur. Bu yüzden, murisin vefatından ve şüpheli işlemleri öğrendiğiniz andan itibaren en kısa sürede bir miras hukuku avukatına başvurup, hangi davalar için hangi sürelerin geçtiğini netleştirmeniz önemlidir.