- Ceza Hukuku Nedir?
- Ceza Avukatı / Ağır Ceza Avukatı Kimdir ve Nasıl Çalışır?
- İstanbul Hukuk Bürosu Olarak Ceza Hukuku Kapsamında Verdiğimiz Hizmetler
- Hayata Karşı ve Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar
- Hürriyete Karşı Suçlar, Şeref ve Huzur Aleyhine Suçlar
- Malvarlığına Karşı Suçlar (Hırsızlık, Yağma, Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma)
- Kamu İdaresine, Kamu Güvenine ve Adliyeye Karşı Suçlar
- Kişisel Veriler, Özel Hayat ve Haberleşme Gizliliğine Karşı Suçlar
- Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar ve Aile Düzenine Karşı Suçlar
- Uyuşturucu, Kaçakçılık ve Örgütlü Suçlar
- Terör, Kamu Barışı ve Nefret Suçları
- Genel Güvenlik, Silah, Trafik ve Çevre Suçları
- Ekonomik Suçlar, Vergi, Finans ve Fikri–Sınai Haklara İlişkin Suçlar
- Sağlık, Spor Alanları, Sosyal Medya ve Bilişim Suçları
Ceza Hukuku Nedir?
Ceza hukuku, toplum düzenini bozan fiilleri suç olarak tanımlayan, bu suçları işleyen kişilere uygulanacak yaptırımları belirleyen ve birey devlet ilişkisini doğrudan ilgilendiren temel bir hukuk dalıdır. Bir başka ifadeyle ceza hukuku; “hangi davranışların suç sayıldığını, bu suçlara hangi cezaların uygulanacağını ve yargılama sürecinin nasıl işleyeceğini” belirleyen kurallar bütünüdür. Bu kurallar, hem bireylerin temel hak ve özgürlüklerini korumayı hem de kamu düzenini ve güvenliğini sağlamayı amaçlar.
İstanbul’da faaliyet gösteren hukuk büromuz, ceza soruşturmaları ve ceza davaları kapsamında; şüpheli, sanık, mağdur ve katılan sıfatıyla sürece dahil olan müvekkillerine, soruşturmanın ilk anından yargılama sonuna kadar profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Ceza Avukatı / Ağır Ceza Avukatı Kimdir ve Nasıl Çalışır?
Ceza avukatı, ceza soruşturması ve ceza yargılaması alanında uzmanlaşmış; şüpheli, sanık, mağdur veya katılan sıfatıyla yargılamaya dahil olan kişileri temsil eden avukattır.
Suçun niteliğine ve cezanın ağırlığına göre dosyalar, Asliye Ceza Mahkemesi veya Ağır Ceza Mahkemesi önüne gelebilmektedir. Kamuoyunda, ağır ceza mahkemelerinde görülen dosyalarla yoğun olarak ilgilenen avukatlar için “ağır ceza avukatı” ifadesi yaygın olarak kullanılmaktadır.
Ceza avukatının temel görevlerini şu şekilde özetleyebiliriz:
-Soruşturma aşamasına aktif katılım:
-Gözaltı, ifade alma, savcılık sorgusu, Sulh Ceza Hakimliği’nde tutuklama veya adli kontrol aşamalarında müvekkilin yanında bulunmak
-Delil toplama taleplerini, itirazları ve şikâyetleri zamanında yapmak
-Kovuşturma (dava) aşamasının yürütülmesi:
-İddianamenin incelenmesi, eksik veya hukuka aykırı hususlara itiraz edilmesi
-Duruşmalarda etkin savunma veya vekillik yapılması
-Tanıkların dinlenmesi, bilirkişi incelemesi ve diğer delil taleplerinin sunulması
-İstinaf ve temyiz aşamaları:
-Yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu düşündüğü noktalara ilişkin ayrıntılı istinaf temyiz dilekçesi hazırlanması -Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay nezdinde sürecin takibi
-Mağdur ve katılan vekilliği:
-Mağdurun maddi–manevi tazminat taleplerinin takip edilmesi
-Ceza davasında mağdurun haklarının korunması için gerekli müdahalelerin yapılması
İstanbul’daki hukuk büromuz, ceza hukuku ve ağır ceza dosyalarında; müvekkillerinin özgürlüğünü, itibarını ve hukuki menfaatlerini korumayı esas alan, planlı ve şeffaf bir çalışma prensibiyle hareket etmektedir.
Ceza Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli Mahkeme
Ceza davalarında görevli mahkeme, suçun türüne ve kanunda öngörülen ceza miktarına göre belirlenir. Genel olarak:
-Daha hafif nitelikteki suçlar için Asliye Ceza Mahkemeleri,
-Daha ağır nitelikteki suçlar, özellikle üst sınırı yüksek hapis cezası öngörülen suçlar için ise Ağır Ceza Mahkemeleri görevli mahkemedir.
Örneğin; öldürme, ağır nitelikli uyuşturucu suçları, örgütlü suçlar gibi dosyalar çoğunlukla ağır ceza mahkemelerinde görülmektedir. Dolayısıyla her dosyada isnat edilen suçun vasfı dikkatle incelenmeli, buna göre savunma stratejisi kurulmalıdır.
Yetkili Mahkeme
Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Ancak ceza yargılamasında:
-Suçun birden fazla yerde işlenmesi,
-Neticenin başka yerde gerçekleşmesi,
-Mağdurun yerleşim yeri veya sanığın yakalandığı yer gibi hususlar yetki bakımından önem taşıyabilmektedir.
Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde, aynı olaya ilişkin birden fazla yer savcılığı veya mahkemesinin devreye girdiği, yetki tartışmalarının yaşandığı dosyalar sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Büromuz, ceza dosyalarında yetki meselesini de stratejik bir unsur olarak ele almakta, gerektiğinde yetkisizlik itirazlarını dosya lehine kullanmaktadır.
İstanbul Hukuk Bürosu Olarak Ceza Hukuku Kapsamında Verdiğimiz Hizmetler
İstanbul merkezli hukuk büromuz, ceza hukuku alanında hem bireylere hem kurum ve şirketlere yönelik olarak aşağıdaki hizmetleri sunmaktadır:
Hayata Karşı ve Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar
Kasten öldürme suçu ceza davası
Kasten öldürmeye teşebbüs ceza davası
Taksirle öldürme (ölümlü trafik kazası) ceza davası
Bilinçli taksirle öldürme ceza davası
Kasten yaralama suçu ceza davası
Silahla kasten yaralama suçu ceza davası
Üstsoya, altsoya veya eşe karşı kasten yaralama ceza davası
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ceza davası
Taksirle yaralama (yaralanmalı trafik kazası) ceza davası
Bilinçli taksirle yaralama ceza davası
Aile içi şiddet kapsamında kasten yaralama ceza davası
Çocuğa karşı işlenen kasten yaralama suçu ceza davası
Sağlık personeline karşı işlenen yaralama suçları ceza davası
Okul personeline karşı işlenen yaralama suçları ceza davası
Hürriyete Karşı Suçlar, Şeref ve Huzur Aleyhine Suçlar
Tehdit suçu ceza davası
Silahla tehdit suçu ceza davası
Hakaret suçu ceza davası
Kamu görevlisine hakaret suçu ceza davası
Şantaj suçu ceza davası
Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu ceza davası
Israrlı takip (stalking) suçu ceza davası
Konut dokunulmazlığını ihlal suçu ceza davası
İş yeri dokunulmazlığını ihlal suçu ceza davası
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu ceza davası
Cebir, tehdit veya hile ile evlenmeye zorlama suçu ceza davası
Aile içi şiddet kapsamında tehdit ve hakaret ceza davası
Sosyal medya üzerinden hakaret suçu ceza davası
Malvarlığına Karşı Suçlar (Hırsızlık, Yağma, Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma)
Mala zarar verme suçu ceza davası
Nitelikli mala zarar verme suçu ceza davası
Hırsızlık suçu ceza davası
Nitelikli hırsızlık suçu ceza davası
Bina ve eklentilerinde hırsızlık ceza davası
Kullanma hırsızlığı ceza davası
Yağma (gasp) suçu ceza davası
Nitelikli yağma (silahla, birden fazla kişiyle) ceza davası
Dolandırıcılık suçu ceza davası
Nitelikli dolandırıcılık suçu ceza davası
Bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık ceza davası
Güveni kötüye kullanma suçu ceza davası
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ceza davası
İcra takibinden mal kaçırma (hacizli malı gizleme) suçu ceza davası
Haksız yere sosyal yardım veya destek almak için sahte belge kullanma ceza davası
Yasa dışı bahis oynatma suçu ceza davası
Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçu ceza davası
Fuhuş suçuna aracılık etme veya zorlama ceza davası
Kamu İdaresine, Kamu Güvenine ve Adliyeye Karşı Suçlar
Zimmet suçu ceza davası
Nitelikli zimmet suçu ceza davası
İrtikap suçu ceza davası
Rüşvet suçu ceza davası
Görevi kötüye kullanma suçu ceza davası
Görevi yaptırmamak için direnme suçu ceza davası
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve tehdit ceza davası
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu ceza davası
Resmi belgede sahtecilik suçu ceza davası
Özel belgede sahtecilik suçu ceza davası
Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçu ceza davası
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ceza davası
Yalan tanıklık (şahitlikte yalan beyan) suçu ceza davası
Yalan yere yemin suçu ceza davası
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu ceza davası
Suçluyu kayırma suçu ceza davası
Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçu ceza davası
Suçu üstlenme ve suçu bildirmeme suçları ceza davası
İftira suçu ceza davası
Şikâyetten vazgeçmesi için kişiye baskı ve tehdit suçu ceza davası
Kişisel Veriler, Özel Hayat ve Haberleşme Gizliliğine Karşı Suçlar
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu ceza davası
Kişisel verileri kaydetme ve saklama suçu ceza davası
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma ve ifşa etme ceza davası
Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu ceza davası
Haberleşmenin engellenmesi suçu ceza davası
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ceza davası
Ses veya görüntülerin izinsiz kayda alınması ceza davası
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ceza davası
Gizli kamera ile görüntü kaydı alma suçu ceza davası
Sosyal medya üzerinden kişisel verilerin ifşası ceza davası
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar ve Aile Düzenine Karşı Suçlar
Çocukların cinsel istismarı suçu ceza davası
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu ceza davası
Cinsel saldırı suçu ceza davası
Nitelikli cinsel saldırı suçu ceza davası
İş yerinde cinsel taciz suçu ceza davası
Çocuğun kötü muameleye maruz bırakılması suçu ceza davası
Aile içi şiddet kapsamında cinsel nitelikli suçlar ceza davası
Aile yükümlülüğünün ihlali suçu ceza davası
Nafaka yükümlülüğünün ihlali suçu ceza davası
Ailenin düzenine karşı suçlar (çok eşlilik, hileli evlilik) ceza davası
Soykütüğünü değiştirme ve nüfus kayıtlarında sahtecilik suçu ceza davası
Uyuşturucu, Kaçakçılık ve Örgütlü Suçlar
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ceza davası
Uyuşturucu madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçu ceza davası
Uyuşturucu madde kullanma suçunu tekrar işleme (2. kez kullanma) ceza davası
Uyuşturucu madde kullanma nedeniyle denetimli serbestlik ihlali ceza davası
Uyuşturucu maddeyi başkalarına verme veya kullandırma suçu ceza davası
Okul, yurt ve ibadethane çevresinde uyuşturucu madde ticareti suçu ceza davası
Örgütlü uyuşturucu madde ticareti suçu ceza davası
Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında sigara/alkol kaçakçılığı ceza davası
Göçmen kaçakçılığı suçu ceza davası
İnsan ticareti suçu ceza davası
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu ceza davası
Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçu ceza davası
Suç örgütü yöneticiliği suçu ceza davası
Terör, Kamu Barışı ve Nefret Suçları
Terör örgütü üyeliği suçu ceza davası
Terör örgütüne yardım ve yataklık suçu ceza davası
Terör örgütü propagandası suçu ceza davası
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu ceza davası
Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçu ceza davası
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının engellenmesi suçu ceza davası
Sosyal medya üzerinden terör örgütü propagandası suçu ceza davası
Genel Güvenlik, Silah, Trafik ve Çevre Suçları
Hayata karşı işlenen tehdit amaçlı silahla ateş etme (genel güvenliği tehlikeye sokma) ceza davası
Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu ceza davası
Yangın çıkarma suçu ceza davası
Binaların çökmesine, toprak kaymasına neden olma suçu ceza davası
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ceza davası
Alkollü iken araç kullanma nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma ceza davası
Ehliyetsiz araç kullanma nedeniyle açılan ceza davası
Resmî belge niteliğindeki sürücü belgesinde sahtecilik ceza davası
Ateşli silahlar ve bıçaklar hakkında kanuna muhalefet suçu ceza davası
Ruhsatsız tabanca bulundurma suçu ceza davası
Silah ticareti suçu ceza davası
Patlayıcı madde bulundurma suçu ceza davası
Ekonomik Suçlar, Vergi, Finans ve Fikri–Sınai Haklara İlişkin Suçlar
Çek Kanunu kapsamında karşılıksız çek keşide etme ceza davası
Bankacılık Kanunu’na muhalefet suçu ceza davası
Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet (piyasa dolandırıcılığı) ceza davası
Vergi kaçakçılığı suçu ceza davası
Markalar Kanunu kapsamında taklit ürün satışı suçu ceza davası
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na muhalefet (korsan ürün) ceza davası
Ticari sırların açıklanması suçu ceza davası
Sağlık, Spor Alanları, Sosyal Medya ve Bilişim Suçları
Spor alanlarında taşkınlık ve mala zarar verme suçu ceza davası
Bilişim sistemine girme ve verileri bozma suçu ceza davası
Avukatlık Ücreti ve Ücretlendirme Politikamız
Ceza yargılaması, doğrudan özgürlük, itibar ve gelecekle ilgili sonuçlar doğuran son derece hassas bir süreçtir. Hakkınızda açılan veya açılması muhtemel bir ceza davası, yanlış adımlar atıldığında telafisi güç sonuçlar doğurabilir; aynı şekilde mağduriyet yaşadığınız hâlde süreci doğru yönetememek, hak ettiğiniz sonuca ulaşmanızı engelleyebilir.
İstanbul’da faaliyet gösteren hukuk büromuz;
-Soruşturma aşamasından itibaren acil ve etkin ceza avukatı desteği,
-Ceza davalarında profesyonel savunma veya mağdur–katılan vekilliği,
-İstinaf ve temyiz süreçlerinde dosyanın hukuka aykırı yönlerine ilişkin ayrıntılı başvuru hazırlanması,
-Ceza dosyaları ile bağlantılı tazminat ve infaz süreçlerinin takibi konularında müvekkillerine kapsamlı hukuki hizmet sunmaktadır.
Ceza hukuku ve ağır ceza dosyalarında avukatlık ücretimiz, İstanbul Barosu tarafından yayımlanan tavsiye niteliğindeki avukatlık ücret tarifesinin altında olmayacak şekilde, her dosyanın kendine özgü koşulları dikkate alınarak belirlenmektedir.
Ücret belirlenirken;
-Suçun niteliği ve dosyanın kapsamı,
-Yargılamanın görüleceği mahkeme (asliye ceza/ağır ceza),
-Delil yapısı, teknik ve hukuki zorluk derecesi,
-Harcanacak emek ve zaman,
-Müvekkilin beklentileri ve dosyanın önemi dikkate alınmakta; nihai ücret, yüz yüze veya online görüşme neticesinde şeffaf şekilde kararlaştırılmaktadır.
Ceza hukuku ve ağır ceza davalarınızla ilgili profesyonel hukuki destek almak için, telefon, whatsaap uygulaması veya internet sitemiz üzerinden bizimle iletişime geçebilir; randevu oluşturarak dosyanızı detaylı biçimde değerlendirmemizi sağlayabilirsiniz.
Ceza Hukuk Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Hakkınızda savcılıkta soruşturma açıldığını bazen polis aramasıyla, bazen tebligatla, bazen de e-devlet üzerinden UYAP kayıtlarında fark edersiniz. Öncelikle bilmeniz gereken şey şu: Dosya “gizlilik” kararı yoksa, şüpheli olarak siz veya avukatınız dosyayı inceleme ve fotokopi alma hakkına sahipsiniz. En sağlıklı yol, bir ceza avukatıyla anlaşarak savcılığa ya da ilgili kolluk birimine gidip UYAP üzerinden dosya numarasını öğrenmek ve dosya kapsamını görmektir. Gizlilik kararı varsa, detaylı evrak verilmeyebilir; ama yine de size isnat edilen suçun ne olduğu, hangi olaydan dolayı ifadenizin alınacağı, şikâyetçi olup olmadığı gibi temel bilgileri öğrenebilirsiniz. En büyük hata, dosyanın içeriğini bilmeden panik halinde ifade vermek, çelişkili beyanlarda bulunmak veya dosyada hiç olmayan şeylerden bahsetmektir. Dosyanın içeriğini gördükten sonra, avukatınızla birlikte olayı kronolojik ve net bir şekilde anlatan bir savunma stratejisi belirlemek en doğru adım olur.
Emniyetten, jandarmadan veya karakoldan “şu dosya kapsamında ifadenize başvurulacaktır” diye arandığınızda, bu çoğunlukla hakkınızda bir suç ihbarı veya şikâyet olduğu anlamına gelir. Öncelikle, telefonda ayrıntıya girmeyin; sadece hangi birim, hangi dosya, hangi suçla ilgili olduğu bilgisini not edin. En doğru adım, bir ceza avukatıyla görüşüp ifade öncesinde dosya içeriğini görmeniz ve hangi konuda şüpheli/mağdur/sanık olduğunuzu netleştirmenizdir. İfade çağrısına hiç gitmezseniz, savcılık zorla getirilmeniz yönünde talimat verebilir; kolluk, ilerleyen süreçte sizi zorla getirebilir. Bu nedenle çağrıyı ciddiye alıp, randevu talep ederek, mutlaka avukat eşliğinde ifade vermek en güvenli yoldur. İfade sırasında susma hakkınız, delil sunma hakkınız, tanık gösterme hakkınız vardır. “Nasıl olsa bir şey çıkmaz” deyip hazırlıksız girmek, ileride mahkeme aşamasında geri dönmesi zor zararlar doğurabilir.
Gözaltına alındığınızda, en önemli haklarınız susma hakkı, avukat isteme hakkı ve yakınlarınıza haber verilmesini isteme hakkıdır. Polis ya da jandarma sizi gözaltına aldığında, hangi suçtan dolayı işlemler yapıldığını, gözaltı süresini ve temel haklarınızı anlatmak zorundadır. İfade sırasında “daha önce avukatla görüşmek istiyorum” deme hakkınız var; bu talep reddedilemez. Çoğu kişi, “ilk etapta ne varsa anlatayım, sonra avukat bakar” diyerek aceleci davranır; bu da bazen dosyanın geri kalanıyla çelişen, eksik bilgiler içeren bir ifade verilmesine sebep olur. En doğrusu, olayı genel hatlarıyla söyleyip, detaylı ifade için avukatınızla görüştükten sonra konuşmaktır. Gözaltı sırasında kötü muamele, baskı, tehdit gibi uygulamalarla karşılaşırsanız, bunu mutlaka rapor altına aldırmalı, savcıya çıktığınızda ayrıntılı anlatmalısınız. Unutmayın, susma hakkınızı kullanmanız, tek başına suçluluğunuzun göstergesi olarak kabul edilemez.
Bazen kişi, hakkında yakalama kararı olup olmadığını bilmeden, rutin GBT kontrolünde bir anda gözaltına alınabiliyor. Bunu önlemek için, e-devlet / UYAP Vatandaş portalı üzerinden bazı bilgileri görebilirsiniz; ancak her karar anında oraya düşmeyebilir. En sağlam yol, bir avukat aracılığıyla savcılık veya mahkeme kaleminden, özellikle sık gittiğiniz şehirlerde isim taraması yaptırmak ve varsa arama/yakalama kararlarını tespit etmektir. Hakkınızda açılmış davalarda duruşmalara katılmadıysanız, mahkemenin yakalama kararı verme ihtimali yüksektir. Yakalama kararı varken, duruşmaya kendi isteğinizle, avukatla birlikte gitmeniz, çoğu zaman “kaçma şüphesi” algısını azaltır ve tutuklama riskini düşürür. Teslim olmadan önce, dosyayı inceleyip savunma stratejisini önceden hazırlamak, ifadenizi sakin ve planlı şekilde vermenizi sağlar. Özetle, “nasıl olsa bir şey olmaz” demek yerine, durumu proaktif yönetmek çok daha doğrudur.
Susma hakkı, anayasal ve yasal bir haktır; kullanmanız, tek başına suçlu olduğunuz anlamına gelmez. Ancak pratikte, bazı hâkim ve savcılar susmayı “savunma yapmıyor, belki de anlatacak bir şeyi yok” şeklinde yorumlayabilir. Bu nedenle susma hakkını stratejik kullanmak gerekir. Dosyanın içeriğini hiç bilmeden, size ne isnat edildiğini tam anlamadan, delilleri görmeden konuşmak; ileride çelişkiye düşmenize ve savunmanızın güvenilirliğinin zedelenmesine sebep olabilir. En sağlıklı yol, ilk aşamada “delilleri ve dosyayı avukatımla birlikte görmek istiyorum, şu an kapsamlı beyanda bulunmayacağım” diyerek, temel bilgileri verip ayrıntı için beklemektir. Bazı noktalarda net şekilde masum olduğunuz hususları anlatmak avantajlı olabilir; ama bu anlatımı da mutlaka bir avukatla birlikte, planlı şekilde yapmak gerekir. Özetle, susma hakkını bilinçli kullanmak, panikle rastgele konuşmaktan çok daha güvenlidir.
Ağır ceza mahkemeleri, daha ağır cezalar gerektiren suçlara bakar: Nitelikli dolandırıcılık, yağma (gasp), kasten öldürme, cinsel saldırı, örgüt suçları, ağır uyuşturucu dosyaları gibi… Asliye ceza mahkemeleri ise genellikle daha düşük üst sınırı olan suçlara bakar: Basit yaralama, hakaret, tehdit, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, mala zarar verme vb. Bu ayrım, sadece cezanın ağırlığı açısından değil; yargılama süreci, delil değerlendirme hassasiyeti ve olası sonuçlar açısından da önemlidir. Ağır cezada verilecek mahkûmiyet kararları, genellikle uzun yıllar hapis, ertelemesi ve seçenek yaptırımı daha sınırlı kararlardır. Ayrıca, kamuoyuna yansıma, sicil etkisi, mesleki sonuçlar da ağır olabilir. Bu yüzden ağır ceza dosyalarında daha kapsamlı delil çalışması, tanık organizasyonu, uzman raporları, HTS–bilişim kayıtları, keşif ve bilirkişi raporları sık gündeme gelir. Asliye cezada da dosya küçük değildir, ancak risk skalası genelde daha düşüktür.
Hakkınızda açılmış bir ceza davası varsa ve usulüne uygun tebligat yapılmışsa, duruşmaya gitmemeniz ciddi sonuçlar doğurabilir. Basit suçlarda mahkeme yokluğunuzda da yargılamaya devam edip karar verebilir; bazı dosyalarda ise zorla getirme kararı verilebilir. Ağır ceza dosyalarında, özellikle tutuklama ihtimali olan suçlarda, duruşmaya mazeretsiz gelmemeniz hâlinde, yakalama kararıyla duruşmaya getirilebilirsiniz. Ayrıca, mahkeme, savunma yapmayan sanığı dosya kapsamındaki delillere göre değerlendireceği için, aleyhinize olan delilleri çürütemeden karar çıkması riski doğar. “Ben gitmeyeyim, zaten avukatım var” düşüncesi de her zaman doğru değildir; bazı suçlarda sanığın bizzat dinlenmesi zorunlu görülür. Eğer haklı ve belgeli bir mazeretiniz varsa (sağlık raporu, kaza vb.), bunu duruşma öncesinde mahkemeye bildirmek ve mazeretin kabulünü istemek gerekir.
Beraat, her zaman şikâyetçinin haksız veya kötü niyetli olduğu anlamına gelmez. Mahkeme “yeterli delil yok” diyerek de beraat verebilir. Şikâyetçi, makul gerekçelere dayanarak şikâyet etmişse; beraat sonrası otomatik olarak tazminat sorumluluğu doğmaz. Tazminat için “haksız, ölçüsüz, iftira niteliğinde, bilinçli şekilde gerçek dışı beyan” gibi unsurlar aranır. Eğer şikâyetçi, bile bile yalan söylemiş, sahte delil üretmiş veya sizin masum olduğunuzu bildiği hâlde itibarınızı zedelemek için şikâyet etmişse; o zaman kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve bazı durumda da iftira suçu gündeme gelebilir. Ayrıca, haksız tutuklama, haksız gözaltı gibi durumlarda devlete karşı tazminat davası açma imkânı da vardır. Bu süreçler teknik olduğu için, beraat kararınızın gerekçesini detaylıca inceleyip, tazminat için uygun zeminin olup olmadığını bir avukatla ayrıca değerlendirmek en sağlıklısıdır.
Uyuşturucu madde kullanma suçu, uygulamada çok sık görülür ve kanun, kullanıcıyı tamamen cezalandırmak yerine tedavi ve denetimli serbestlik ağırlıklı bir sistem öngörür. İlk defa yakalanan bir kişi için çoğu dosyada cezanın ertelenmesi, denetimli serbestlik, tedaviye yönlendirme gibi seçenekler gündeme gelir. Elbette, üzerinde bulunan miktar, maddenin türü, olayın oluş şekli ve daha önemlisi “kullanıcı mı, satıcı mı?” ayrımı hayati önemdedir. Eğer dosya, satma, başkasına verme, ticaret yapma gibi fiiller içeriyorsa, konu ağır ceza mahkemesinin görevine girer ve cezalar çok daha yüksek olur. Sadece kullanıcı olduğunuz, ticaret yapmadığınız delillerle desteklenebiliyorsa, bir ceza avukanıyla birlikte ifade, tanıklar, mesaj kayıtları, iletişim trafiği gibi unsurları çok dikkatli kurgulamanız gerekir. İlk dosyada doğru bir strateji izlemek, ileride ikinci/üçüncü dosyalarda çok şey belirler.
Hakaret, tehdit, basit yaralama gibi bazı suçlar, uzlaşma kapsamındadır. Yani savcılık, uzlaştırmacı aracılığıyla tarafları bir araya getirip, para ödemesi, özür, zarar giderme vb. şartlarla dosyanın çözümlenmesini isteyebilir. Uzlaşma sağlanırsa dosya kapanır ve aynı fiilden dolayı tekrar yargılama yapılamaz. Uzlaşmanın en büyük avantajı, hızlı ve kesin çözüm sağlaması, ceza almadan sürecin bitmesidir. Dezavantajı ise, ileride “ben aslında suçsuzdum, neden uzlaştım?” pişmanlığıdır. Bu nedenle, suçsuz olduğuna inandığınız, lehinize güçlü delil olan dosyalarda sırf rahatlamak için uzlaşmayı kabul etmek her zaman doğru olmayabilir. Buna karşılık, riskli dosyalarda, mahkûmiyet ihtimali yüksekse, uzlaşma çoğu zaman mantıklı ve pratik bir yoldur. Kararı vermeden önce, dosyayı bir ceza avukatıyla detaylıca konuşup, olası senaryoları tartmanız çok önemlidir.
Ceza davasının süresi; suçun türüne, delil durumuna, bilirkişi raporu gerekip gerekmediğine, tanık sayısına, mahkemenin iş yoğunluğuna göre çok değişir. Basit hakaret, tehdit, trafik dosyaları bazen 1–2 celsede sonuçlanabilirken; ağır ceza dosyaları, örgüt suçları, bilişim dosyaları, narkotik dosyaları yıllara yayılabilir. Araştırma ve bilirkişi süreçleri, adli tıp raporları, HTS–bilişim incelemeleri, keşif gibi aşamalar zaman alır. Ayrıca verilen kararlar, istinaf ve temyiz aşamalarından da geçer; bu da toplam süreyi uzatır. Önemli olan, “dava ne kadar sürer?” sorusundan ziyade, “bu süreçte savunmamı nasıl sağlamlaştırırım, hangi delilleri toplayabilirim, hangi tanıkları dinletebilirim?” sorularına odaklanmaktır. Zamanı beklemek yerine, her celse arasında aktif çalışma yapan sanık ve avukat, dosyanın gidişatını lehine çevirebilir.
Mahkeme ilk derece kararıyla hakkınızda hapis cezası verdiğinde, bu karar genellikle kesin değildir; istinaf ve gerekiyorsa temyiz yolları açıktır. Kararın tebliğinden itibaren yasal süresi içinde (genelde 7 veya 15 gün) istinaf başvurusu yapmanız gerekir. İstinaf, hem maddi olguyu hem hukuki yorumu denetleyebilir; yeni delil sunma, eksik incelemeleri tamamlama imkânı sağlayabilir. Bazı durumlarda, ceza miktarı düşükse veya HAGB varsa, kanun yolu sınırlı olabilir; bu teknik bir konudur, mutlaka avukatla değerlendirilmelidir. İstinaf reddederse, bazı kararlarda Yargıtay’a temyiz yolu da vardır. Her aşamada farklı bir dilekçe tekniği, farklı bir vurgu gerekebilir. Bu yüzden, hüküm açıklanır açıklanmaz “bu iş bitti” demek yerine, gerekçeli kararı aldıktan sonra detaylı bir kanun yolu stratejisi belirlemek önemlidir.
Ceza süreçleri bazen gerçekten yavaş ilerleyebilir; bu durumda mağdurlar kendini çaresiz hisseder. Savcılığa veya mahkemeye, “soruşturmanın/kovuşturmanın hızlandırılması, eksik işlemlerin tamamlanması, tanıkların dinlenmesi, kamera kayıtlarının alınması” yönünde yazılı dilekçe verebilirsiniz. Avukatınız üzerinden, dosyanın aşamalarını UYAP’tan takip edip, eksik işlemlere dikkat çeken talepler sunmak da mümkündür. Ayrıca, mağdur olarak delil toplama konusunda da aktif olabilirsiniz: Görgü tanıklarının telefonlarını, kamera kaydı olabilecek yerleri, hastane raporlarını kendiniz temin edip dosyaya sunabilirsiniz. Ancak, “savcı veya hâkim üzerine çok gitmek”, sosyal medyadan baskı kurmaya çalışmak gibi yollar, ters etki de yaratabilir. En sağlıklısı, süreci hukuki çerçevede ve yazılı başvurularla canlı tutmaktır.