Soybağının Düzeltilmesi Davası
Geçmişte yapılan eksik bildirimler, idari hatalar veya karışan nüfus kayıtları, çocuk ile gerçek anne ya da babası arasındaki bağın sicile doğru şekilde yansımamasına yol açabilir. Fiilen aynı evde büyüyen bir çocuğun resmi belgelerde bambaşka bir aileye mensup görünmesi, zamanla hem duygusal hem de hukuki açıdan ciddi uyuşmazlıklara sebep olabilir.
Soybağının Reddi Davası
Çocuk ile nüfus kaydında baba olarak görünen kişi arasında biyolojik bağ bulunmadığına dair güçlü emareler ortaya çıktığında, aile içi dengeler derinden sarsılabilir ve uzun süredir konuşulamayan konular gündeme gelebilir. Böyle bir süreçte amaç, kimseyi cezalandırmak değil, resmi kaydı bilimsel ve hukuki veriler ışığında gerçeğe olabildiğince yaklaştırmaktır.
Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası (Doğum Tarihi, Yer Vb.)
Doğum tarihi, doğum yeri, cinsiyet veya benzeri temel kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına hatalı işlenmiş olması, çoğu zaman yıllar sonra resmi bir işlem sırasında fark edilir. İlk bakışta küçük görünen bu hatalar, emeklilik yaşının tespitinden askerlik yükümlülüğüne, sınav ve başvuru şartlarından sosyal güvenlik işlemlerine kadar pek çok alanda sorun doğurabilir.
Anlaşmalı Boşanma Davası
İstanbul'da anlaşmalı boşanma davası, eşlerin evliliği sona erdirme iradelerini birlikte ortaya koydukları ve boşanmanın sonuçlarında ortak bir zeminde buluştukları yargısal süreçtir. Burada amaç, sadece boşanma kararı almak değil; velayet, nafaka ve malvarlığı gibi fer'î konuların da anlaşmalı boşanma protokolü ile netleştirilmesidir.
Yabancı Mahkeme Boşanma Kararının Tanınması Ve Tenfizi Davası
Yurt dışında açılıp sonuçlanan boşanma davaları, ilgili ülke açısından kesinleşmiş olsa bile, Türkiye'de nüfus kayıtları kendiliğinden güncellenmediği için kişi burada hâlâ evli görünebilir. Bu durum, yeniden evlenmek isteyen, miras paylaşımına katılacak olan veya yeni medeni haline göre işlem tesis ettirmek zorunda bulunan kişiler bakımından hukuki belirsizlik yaratır.
İsim Değişikliği Davası
Kişiye doğumunda verilen isim, zamanla günlük hayatın içinde rahatsızlık kaynağı haline gelebilir ve kişi kendisini bu isimle ifade etmek istemeyebilir. Alay konusu edilen, olumsuz çağrışım taşıyan, sürekli yanlış yazılıp okunan veya kişinin cinsiyet algısıyla uyuşmayan isimler, değişiklik talebine yol açan yaygın sebepler arasındadır.